Orospu Karım

İsmim Vedat. Karım her erkeği kendine aşık edebilecek güzellikte biridir. Kendisiyle üniversite hayatımda tanıştım. O zamanlarda müstakbel karımın kırıkları çok meşhurdu, arkasından çok konuşulurdu. Ama aşk işte, ona deliler gibi aşıktım. Bir çok arkadaşım, tanıdıklar,

“Oğlum yapma, o kız yollu, vermediği adam kalmamış!” dediyse de aşkımıza güvendim ve mezun olur olmaz evlendim onunla…

İlk yılımızda bir erkek çocuğumuz olmuştu. Ben ikinci bir çocuk için çabalasam da, karım, “Bir tane yeter!” diyerek yeniden form tutmaya başladı.

Karımın azgın ve doyumsuz cinsel isteklerine yetişebilmek için çoğu kez cinsel gücü artırıcı hap ve kuvvet macunu gibi şeyler alır öyle sikerdim onu… Uzun süre erekte olmam sayesinde onu mümkün oldukça doyurmayı başarırdım.

En azından ben öyle düşünüyordum. Üç ay önce evliliğimizin 10. Yılını kutladık. Aynı zamanda karımın doğum günüydü, 32 yaşına basmıştı güzel karım.

Bir gün ofisimdeyken tanımadığım bir numaradan mesajlar geldi. Çoğu mesajları okumadan engellerdim, çünkü mesleğim gereği çoğu kez tehdit mesajları almışımdır. Ama gelen mesajların birinde bir video içeriği vardı. Merak edip açtım. Açar açmaz büyük bir şok yaşadım. O an kafamdan vursalar daha iyiydi.

Videoda bir yatak odasında çırılçıplak ve gözleri bağlı olan karım bir adama sakso çekiyordu. Telefonu hemen kapattım. O an ne yapacağımı bilemedim. On yıllık karımın bu görüntüleri sadece evlilik hayatımı değil, meslek hayatım dahil tüm hayatımı etkileyecek bir şeydi.

Aynı numaradan bir mesaj daha geldi.

“Beğendin mi? Biz karını çok beğendik. Ama karına bu videodan bahsetme, yoksa ifşa sitelerinde izlersin!” yazmış.

O numarayı hemen aramak istedim, ama anında beni engellemişti. Sinirden ve şoktan ne yapacağımı bilmez halde ofisimde bir sağa bir sola geziniyor, kriz geçiriyordum. Yanımda çalışan stajyer Esra durumu fark edip,

“Ne oldu Vedat bey, rahatsız mısınız?” diye sordu.

“Bir şey yok Esracım. Sen ve diğer herkes bugün izinlisiniz, gidebilirsiniz!” dedim.

“Ama randevular, toplantılar?” dedi.

“Hepsini iptal edin!” deyip kapıyı kapattım.

Koltuğuma geçip kara kara düşünmeye başladım. Ne yapacaktım şimdi? Dokuz yaşında bir oğlumuz var. Toplum içinde iyi kötü bir namımız var.

Dolapta duran viskiyi açıp içmeye başladım. İçtikçe daha da cesaretlendim, görür görmez kapattığım o lanet videoyu tekrar açtım.

Videonun açısına göre kamera odanın üst köşe tarafındaydı. Tek açıdan çekim yapılan bir görüntüydü. Dediğim gibi karımın gözleri siyah bir kumaşla bağlanmıştı ve çırılçıplaktı. Yatakta ise en az 40 yaşında, ama fit vücutlu bir adam uzanmış, elini karımın başına koymuş sakso çektiriyordu. Video özet haldeydi, aynı porno filmlerdeki gibi…

Birden sakso sahnesi bitti. Karımın adama domalmış halde sertçe sikilirken çekilmiş sahnesi çıktı. Telefonun sesi de açık olduğundan karımın inleme sesleri, daha doğrusu çığlıkları içimi ürpertmişti. Hemen kapatmak istedim, ama yine sahne geçişi yaptı ve adamın karımın yüzüne boşaldığı bir sahne geldi. Benim sevgili karım adamın döllerini önce diliyle dudaklarını, sonra parmaklarıyla yüzünden temizleyerek yalayıp yuttu ve video bitti. Toplasanız iki dakikalık bir videoydu.

O gece eve girdiğimde ne yapacağımı gerçekten bilemiyordum. Karım her zamanki gibi bana sıcak davranıyordu. Benim ister istemez ona soğuk davranmam dikkatini çekince,

“Neyin var canım? Sen alkol de almışsın?” diye sordu. O anda karıma videoyu göstermeyi ve hesap sormayı düşündüm. Ama adamların yazdığı tehditler aklıma gelince,

“Ofiste bazı problemler vardı… Çok yorgunum, yatacağım!” diyerek yatak odasına geçip uyumaya çalıştım. Ama gözlerime uyku girmiyordu. Başımı sağa sola çeviriyor, gözümün önünde durmaksızın dans eden fahişe karımın görüntülerini silemiyordum bir türlü…

Sabah zor oldu ve evden kaçar gibi çıktım, ofise attım kendimi. Girişte Esra,

“Vedat bey, bunu kapının önüne bırakmışlar!” diyerek üzerinde ismim yazılı bir zarf verdi. İçine baktığımda bir USB bellek vardı. Odama geçip ellerim titreyerek taktım laptopa. Bir text uzantısı, bir de video vardı USB’de. Text uzantısını açtığımda,

“Kusura bakmayın Vedat bey, video çok büyük olduğundan telefondan gönderemedik. Size iyi seyirler!” diye bir yazı.

Videoyu açtığımda uzunluğu tam 51 dakikaydı. Karımın odaya geldiği sahneyle başladı video. Dün izlediğim özetten biraz alışmıştım, şok geçirmiyordum. Midem artık kaldırıyordu bu videoyu izlemeyi…

Aklım kameraya takılmıştı, yani karım bile bile kendini kayıt altına aldırmazdı. Demek ki kamera görünmeyen bir yerde gizliydi. Sonra karımın yanına bir başka kadın gelip bir kutudan seksi bir iç çamaşır ve göz bandı çıkardı. Hemen kulaklığımı takıp aralarında ne konuştuklarını dinlemek istedim. Karım o iç çamaşırını özenle giydi. Kadının,

“Bunu da takalım her zamanki gibi!” demesiyle bir şok daha yaşadım. Her zamanki gibi??? Demek ki ilk değildi bu izlediklerim… Karım da,

“Tamam canım, bu kez geçen seferki gibi değildir umarım, neydi o hayvan, götümü parçaladı, evde üstüne oturamadım bee!” dedi gülerek… Ağzım bir karış açık kaldı dinledikçe… Neler dinliyor, ne izliyordum ben? Kadın da,

“Merak etme, bu seferki daha olgun!” dedi. Karım,

“İyi bakalım, güçlü olsun da bana yeter canım!” dedi. Kadın karımın gözlerini bantla kapatıp yatağa uzanmasını sağladı ve

“Hemen gelir!” dedi ve ekrandan çıktı.

Dediği gibi kadın çıkar çıkmaz adam geldi. Adam çırılçıplak girmişti içeri. Karımın elinden tutup kaldırdı ve dudaklarına yapışıp öpmeye başladı. Kudurmuşçasına sevişmeye başladılar. Hızlı hızlı ilerlettim videoyu…

Adam gözleri bağlı olan karımın iç çamaşırlarını resmen yırtarak çıkardı ve amına yönelip amını yemeye başladı. Karım hemen kudurmaya başlamıştı.

Karımın o zevk inlemelerini son ses dinlerken karşımda birden stajyerim Esra’nın elinde tepsi ile karşımda durduğunu gördüm. Hemen laptopu hızlıca kapatıp,

“Ne yapıyorsun sen, kapı çalmayı bilmiyor musun?” diye bağırdım kıza. Esra ağlamaklı sesle,

“Kapıyı çaldım, ama ses çıkarmadınız, size kahve yapmıştım…” dedi.

“Çık odamdan!” diye bağırarak kapıya kadar götürdüm onu. Ağlamaya başlamıştı. Kapıyı sertçe kapattım. Sinirim aslına masum Esra’ya değil, orospu karıma idi. Olan Esra’ya olmuştu.

Masama doğru yönelince arkamda duran damla aynalı duvar dekorasyonuna ilişti gözüm. Videonun yansıması gözükebilir miydi? Hemen denedim, laptopun kapağını açtım ve geri çekilip baktım.

Evet, en azından ne olduğu anlaşılacak şekilde görünüyordu. Kesinlikle karım olduğunu anlayamazdı, ama benim porno izleyen bir abaza olduğumu düşünmüştü mutlaka… Rezillik diz boyu.

Odamdan çıktım. Odamın hemen dışında masasında oturan Esra’nın ağlamaktan gözleri şişmişti.

“Kusura bakma canım, özür dilerim. Başka bir konuya sinirliyim, sinirimi senden çıkardım. Bir daha olmaz!” dedim. Birden çok mutlu olmuştu kızcağız. Zaten 21 yaşında, çıtı pıtı bir kızdı. Gözünün yaşını elinin tersiyle silip gülümseyince,

“Şimdi elinden bir acı kahve içerim!” dedim.

“Hemen!” deyip kalktı. En azından özür dileyip kendimi affettirmem vicdanımı rahatlatmıştı. Odama dönüp videoyu kapattım.

Esra’nın kahve getirip gitmesiyle tekrar açtım. İleri sardım ve karımın misyoner pozisyonunda adamın altında sikilişini izlemeye devam ettim. Karım,

“Aşkım, evet, daha hızlı, daha hızlı!” diye inliyordu. Adam ise hiç konuşmuyor, sadece karımı evire çevire sikiyordu. Sonra içeri bir adam daha girdi! Ekrana odaklandım. Esmer, aynı reklam filmlerindeki gibi vücudu olan bir adam. Karımın yanına yanaşınca, karım,

“Offf, teşekkürlerrr!” diye bağırdı, artık her kime söylediyse!

İlk adam çekilip yer verdi. Yeni gelen adam hemen karımın amını yalamaya başladı. Adamda bir yarak var, en az yirmi santim, üstelik kalınca. Adam karımı omuzlarından tutup altına iyice aldı ve o kocaman yarağı amına tek hamlede soktu. Karım bir çığlık atmıştı ki anlatamam.

İşte o an benim sikimde ilk hareketlenme oldu, karımın o çığlığı hoşuma gitmişti. Bir beş dakika sonrasına ilerlettim videoyu ve karımın iki adama sakso çekme sahnesiyle karşılaştım.

Hızlı hızlı ilerlettim videoyu ve karımın tost olduğu sahnede durdum. Dikkatimi çeken şey, kameranın artık bir adamın elinde dolanıyor olmasıydı. Biraz geri aldım ve videonun bir sahneden sonra artık bir adamın çektiği sahnelerle devam ettiğini anladım.

Tekrar o sahneye döndüğümde karım o son gelen adamın göğsüne göğüslerini yapıştırıp uzanmış, adam alttan amına pompalarken ilk adam götüne girmiş, karımı amlı götlü sikiyorlardı. O an hiç aklımın ucuna bile gelmeyen bir şeyi fark ettim. Adamlarda kondom yoktu.

Tam bunu fark emiştim ki, ilk gelen adam karımın götüne boşaldı. Videonun dakikasına baktığımda 37. dakikaydı. Ama ben dün bu adamı karımın ağzına yüzüne boşalırken görmüştüm diye düşündüm. Yeni gelen adam olamazdı, çünkü adam esmer.

Bir yandan telefonu açıp baktım videonun sonuna ve bu iki adam da değildi. Dün şoktan fark etmemişim, ama bacakları kıllı biriydi. Lan dedim, yoksa üçüncü bir adam da mı var???

Biraz daha ileri sardım ve o son gelen adamın karımın amına boşaldığını gördüm. Sonra karım pert halde yatakta yatarken başka bir adamın masaya kamerayı yerleştirdiğini ve karımın yanına gidip ona sarılarak öpüşmeye başladığını gördüm.

Bu adam hafif göbekli ve en çok 30 yaşında bir adamdı. Karım hemen ona karşılık vermeye başladı. Videonun son dakikalarıydı, hızlı bir ön sevişme sonrası karımı domaltıp sikmeye başladı. Sikerken de,

“Doydun mu orospum?” diye bağırıyordu. Diğer iki adam hiç konuşmamıştı, ama bu sanki karımı tanırcasına ona orospum diyordu. Üstelik karım da,

“Evet aşkım doydum, teşekkür ederim!” diyordu. Kimdi bu adam, karım da onu tanıyor muydu???

“Çok ateşlisin orospum, seni doyurmak zor bebeğim!” diyordu adam, bir yandan da karımın götüne tokatlar atıyordu. Karım zaten perişan, kısık kısık inliyordu. O diğer erkeklerden sonra bu adam onun için çerez sayılırdı. Ama iş başkaydı, bunlar birbirini tanıyordu sanki. Adam,

“Gel çök yere!” diye bağırdı karıma ve o telefondaki son sahne karşımdaydı. Karıma biraz sakso sonrası yüzüne akıttı döllerini, gerisini zaten biliyorsunuz.

Amına koyum, kim bunlar, ne cesaret benim gibi adamın karısını evire çevire sikiyorlar, hem de yüzlerini göstererek? Yetmiyormuş gibi bir de bana videosunu gönderiyorlar. Niye, ne amaçla? Para falan da istemiyorlar.

Kudurmuştum! O sıra diğer çalışanlarım da gelmiş, ofis kalabalık olmuştu. Zaten dünden kalan işler de vardı. Tüm günü ayık olmaya ve işime odaklanmaya çalışarak geçirdim.

Akşam yorgundum, ama eve hiç gidesim yoktu. Dün açtığım viski şişesinden bir bardak koydum. O videodaki adamları araştırmak istedim ve yüzlerini tekrar görmek için videoyu tekrar açtım.

Amacım adamların yüzlerine odaklanmaktı, ama nedense videoyu yine en başından izlemeye başladım. Artık aynı porno izliyor gibi hissediyordum ve şaşırtıcı derece de karımın sikilmesine alışmıştım. Hatta yavaş yavaş ve uzun uzun izlemeye başladığımda sikim kalkmıştı. Dayanamadım. Esra bürodan gittiyse 31 çekecektim. Yüksek sesle,

“Esra?” diye seslendim. Baktım cevap yok, tamam, kız gitti, atış serbest diye düşünerek çıkardım benim siki ve okşamaya başladım. Kendime inanamıyordum. Karım yabancı erkeklerle sikişiyordu ekranda ve ben o sahnelere bakarak sikimi sıvazlıyordum. Tam kendimi iyice kaptırmışken birden kapı açıldı ve

“Efendim Vedat bey? Bir şey mi istemiştiniz?” diyerek Esra girdi içeri… Neye uğradığımı şaşırdım. Kız da benden farksızdı aslında, bir kaç saniye bana bakarak donup kalmıştı. Patronu makamında laptopta porno izliyor, yarağını çıkarmış otuzbir çekiyor hem de… Bir iki saniye sürdü bu şaşkınlık, ben hemen toparlanarak videoyu kapatmaya çalıştım. Ama elbette ne yaptığımı anlamıştı Esra,

“Aaaaa, özür dilerim Vedat bey!” diyerek çıktı hemen…

Ben utançtan yerin dibindeydim. Hemen arkasından gittim. Çantasını almış gitmeye hazırlanıyordu, ama eli ayağına dolanmış haldeydi. Ne diyeceğimi bilmiyordum.

“Özür dilerim Esra, sen gittin zannettim…” dedim. Esra,

“Yok, önemli değil efendim, benim hatam…” falan diyordu, ama titriyordu kız. Sabahki olay sonrası bu da sıçtım sıvadım oldu. “Siz seslendiğinizde lavabodaydım, o yüzden hemen gelemedim…” falan diyor, ama yüzüme bakamıyordu. Sonunda,

“En iyisi gideyim ben!” deyip çıkıp gitti. Ben de utancımla kala kaldım. Karımı arayıp,

“İş için Ankara’ya gidiyorum!” dedim, çok sık gider gelirdim zaten. O vaziyette eve gitsem dayanamayıp kötü bir şeyler yapabilirdim karıma. Divana uzandım, biraz dinlenmek istedim. Sonra yarım kalan otuzbiri tamamlayayım bari diyerek tekrar laptop başına geçtim.

Karımın sikilme videosunu izleyerek temiz bir otuzbir çektim. Adamlar karımı sikerken ben öyle bir boşaldım ki, spermlerim masamın üstüne fırlamıştı. Islak mendille güzelce temizledim masayı ve biraz daha viski içip divanda uyuya kaldım…

Sabah Esra’nın,

“Vedat bey, Vedat bey!” diye seslenmesiyle uyandım. Ben kendime gelmeye çalışırken, ne halde olduğumu gören Esra,

“Uykusuz ve yorgun görünüyorsunuz. Ben en iyisi personel gelmeden size bir acı kahve yapayım!” dedi. Masadan boş viski bardağını alıp odadan çıktı. Ben de arkasından mutfağa gittim, kahve için hazırlık yapıyordu. Arkasında durdum,

“Dün akşamdan sonra gelmezsin diye düşündüm…” dedim. Süründüğü parfümün kokusunu aldım, içime çektim. Kızın yine eli ayağı birbirine dolandı ve titreyen sesiyle,

“Ben bir şey görmedim Vedat bey!” dedi. Omuzuna dokundum minnetle,

“Aramızda kalacağını biliyorum canım, anlayışın için teşekkür ederim!”” diyerek odama geçtim.

Biraz sonra kahveyle içeri geldi. Üstünde beyaz gömlek, altında kısa gri renkte bir etek ile bugün çok alımlı ve daha güzeldi sanki. Ya da hep öyleydi de ben fark etmiyordum.

Esra buğday tenli, ortalamanın üstünde güzel, hoş, tatlı bir kızdı ve ilk defa ona alıcı gözüyle bakıyordum. Ama bir yandan da sanki aramızda bir elektriklenme olduğunu da hissediyordum.

Bildiğim kadarıyla nişanlıydı. Ama şu an gözüme o kadar seksi görünüyordu ki, nişanlı olması hiç umurumda değildi.

Karıma olan nefretim gözümü kör etmiş ve benden 14 yaş küçük bir kıza göz koymuştum. Ama bilemiyorum, bunda Esra’nın da büyük payı vardı. Çünkü bakışları ve cilveli yaklaşımları ile epey etkilemişti beni…

Tüm gün iş güç derken sürekli Esra’dan çay kahve istiyor, arada birkaç evrak isteyerek onu sürekli yanımda tutuyordum. Bir dosyaya bakarken yere düşürdü kağıtları… Ben de yerden alıp dizlerinin üstüne koydum. Koyarken elimi dizlerine değdirdim.

Parmaklarımın bacağının çıplak tenine temasıyla bir elektriklenme oldu aramızda… Göz göze geldik. Esra’nın nefesi kesilmişti sanki, etli körpe dudakları titredi, yüzü kızardı. Ona,

“Bu akşam mesaiye kal, bu evrakları arşivleyelim birlikte…” deyince de heyecandan ayağa kalktı birden, tabii tüm evraklar tekrar yerde. Telaşlı telaşlı toplarken ben yine yardım ettim.

“Sorun olur mu mesaiye kalman?” diye sorunca, şöyle bir yüzüme baktı. Niyetimi anladı, beni tersleyecek diye beklerken,

“Yok, ne demek, tabii ki kalırım Vedat bey. Ben eve haber vereyim…” diyerek çıktı odadan… Aklıma koymuştum. Karıma olan bütün öfkemi ondan çıkartacaktım. Esra’yı masama domaltıp kanırta kanırta sikecektim! Tabi Esra da razı olursa…

Mesai sonrası dolaptan bu sefer şarap çıkardım. Normalde hiç açmayacaktım o şarabı, çok özel birinden gelmişti. Esra uzattığım şarap kadehini görünce,

“Yok, ben almayayım!” dedi.

“Olmaz ama… Artık mesai bitti. Bir kadeh içiver, biraz rahatlatır seni!” dedim. Koltukta otururken ayaklarındaki topukludan rahatsız olduğunu fark ettim ve

“Rahat ol, biz bizeyiz, resmiyete gerek yok!” dedim. Bana, ne demek istedin der gibi bakınca, ayakkabısını gösterdim. O da,

“Haa, önemli değil!” dedi. Ben de,

“Olur mu canım? Bütün gün topukluların içindesin. Çıkaralım da ayacıkların rahat etsin!” diyerek eğilip ayaklarını tuttum, ayakkabılarını yavaşça çıkardım. Esra’nın ayakları çok güzeldi. Beyaz ayak parmaklarında kıpkırmızı oje gözümü alıyordu, kışkırtıcı…

Sanırım biraz uzun tuttum ayaklarını ellerimin arasında, utanmış olacak ki hemen ayaklarını çekip benden, bakışlarımdan sakladı. Zaten aşırı utangaç bir kızdı ve böyle olması onu daha seksi yapıyordu.

Ben laptopu yanıma aldım ve divana geçip Esra’yı yanıma çağırdım,

“Gel, burada daha rahat çalışırız!” diye. Esra az çok durumu anlamış olacak ki,

“Vedat bey iziniz olursa ben gideyim en iyisi!” dedi. Körpe yanakları kıpkırmızı olmuştu. Ben de,

“Bir şey mi oldu?” diye sordum. Bana,

“Salak değilim, ne yapmaya çalıştığınızı anlıyorum! Ama…” dedi. Zaten zehir gibi kızdı, çok çalışkan ve zeki. Ben de artık ciddiye döktüm durumu ve

“Ama ne?” dedim.

“Ben yapamam!” dedi. Bu kadar açık konuşması hoşuma gitti. Ona,

“Nişanlı olduğun için mi yapamazsın? Öyle mi? Gel bak, sana ne göstereceğim!” diyerek laptoptaki karımın sikiş videosunu açtım. Karımın o tost olduğu sahnesini bulup,

“Sen nişanlıyım diyorsun. Yapamam diyorsun. Bak bu benim karım. Benim on yıllık karım! Gör bak, neler yapıyor… Bak şuna…”

Esra koltukta yanıma oturmuş, gözlerini ekrandan alamıyordu. Elini şaşkınlıkla ağzına götürmüş orospu karımın sikilmesini şok geçirmiş bir halde izliyordu.

“Dün beni bunu izlerken gördün işte… Sen porno izlediğimi zannettin değil mi? Bunu izliyordum. On yıllık karımın azgın bir fahişe gibi başka erkeklerle sikişmesini… Bu bana yapılır mı Esra?”

Ben o anda artık tam bir psikolojik çöküntü yaşadım ve gözlerimden yaş gelmeye başladı. Esra’ya bu videoyu neden izlettiğimi de bilmiyordum. Aklım başıma gelince elimi uzatıp laptopun kapağını kapatmaya çalıştım,

“Özür dilerim, çok özür dilerim, lütfen git!” dedim. Esra ise tam tersi bana iyice yanaşıp tam dibime oturdu. Laptopu kapatmama izin vermediği gibi, bize doğru çevirip izlemeye devam etti. Ben de bu kez onun bu ilgisine şaşırmış vaziyette onu izliyordum.

Adamların karımı sikerken inlemeleri, karımın şehvet dolu isterik feryatları kulaklarımızda, bir müddet sessizce izledik. Yine sikim taş gibi olmuştu karımı izlerken… Esra fısıldadı,

“Doğru söylüyorsunuz. Gerçekten ben de dün bu sesleri duyunca sizin porno izlediğinizi… Şey, başka bir şey zannettim. Böyle bir şey olduğunu bilmiyordum.”

“Haklısın aslında, kim görse aynı şeyi düşünür. Düpedüz porno bu, tahrik edici, baştan çıkartıcı… Ama başrolde benim on yıllık karım var.”

Bir müddet daha izledik. Havada yoğun bir erotizm vardı. Sikim zonklamaya başlamıştı pantolonumun içinde… Baktım, Esra da titreyen parmaklarını dizlerine koymuş, gözünü ekrandan ayırmıyordu. O da etkilenmişti izlediklerinden, belliydi.

Derken Esra hiç konuşmadan laptopu kucağımdan aldı ve sehpaya koydu. Ellerimi tutup gözlerime bakarken birbirimize iyice yanaştık. Dudaklarımızın birbirine değmesiyle alev aldık diyebilirim. Uzun süre sonra hayatımın en ateşli öpüşmesini yaşıyordum. Esra dudaklarını benden kurtarıp gömleğinin düğmelerini çözmeye başladı.

“Dur Esra, yapma… Bunu yapmak zorunda değilsin!” dedim ve durdurdum onu. Tabii o sıra gömleği yarıya kadar açılmış ve dantelli, seksi sütyeni ortaya çıkmıştı. Bana, gözlerimin içine bakarak buğulu bir sesle,

“Sorun yok Vedat Bey! Yapmak zorunda değilim, doğru, ama ben de istiyorum.” deyince gömleğinin geri kalan düğmelerini kopararak açtım. Sütyenin üstünden taşan o diri, dimdik memelerini avuçladım, öpüp yalamaya başladım.

Sonra divana yatırdım onu ve biraz zorlanarak altındaki daracık eteğini çıkardım. O divanda yarı çıplak uzanmış, nefes nefese iken ben de kendi gömleğimi çıkarıyordum. Esra’nın dudaklarındaki ruj bozulmuştu. Benim soyunmama gülümseyerek bakıyordu.

Tüm bunlar olurken laptop ekranında karımın videosu oynamaya devam ediyordu. Hemen Esra’nın dudaklarına yumuldum tekrar… Az sonra boynunu emiyordum. Esra bacaklarını belime dolamış ve adeta kudurmuştu.

Öpüşmeyi bırakıp o kırmızı ojeli güvercin gibi minik ayaklarını aldım elime…Parmak uçlarında, aralarında dilimi dolaştırdım, öpe öpe ayaklarından bacaklarına kadar yalayıp okşadım. Dizlerinden yukarıya hızlı hızlı küloduna ulaştığımda Esra titreyerek orgazm oldu. Kasılmaları bitince yüzünde garip bir ifadeyle bana baktı.

“Ne oldu Esra?” dedim.

“Şeyy… Ben bakireyim!” dedi.

“Nasıl ya?” dedim üzüntülü bir sesle… Esra hemen,

“Yok yok, problem değil. Ben seni istiyorum. Benim ilkim olmanı istiyorum!” dedi ve boynuma sarıldı, öpüşmeye devam ettik. Sonra altından külodunu çıkardım ve orgazm olduğu için sulanmış amına yumuldum.

Esra kudurdu, öyle bir inliyor ki anlatamam. Bende de dayanacak güç kalmamıştı, hemen pantolonumu indirmeye başladım. Esra divanda kıvranıyor, elleri kendi göğüslerinde, karnında, kasıklarında okşayarak dolaşıyordu. Pantolonumu çıkarıp,

“Az bekle!” dedim, sağda solda çantamda kondom arıyordum. Normalde taşımam, ama bir umut… Esra da fark etti kondom aradığımı ve

“Siktir et, arama bir şey… Hadi gel artık, dayanamıyorum!” dedi. O öyle deyince benden günah gitti diyerek bir hışımla baksırımı da indirip sikimi amına sürtmeye başladım. Fırçalayarak hafif hafif sürtüyordum.

Esra heyecandan titriyordu. Biraz zorladım, sikimin başı amının kabarıp şişmiş dudaklarının arasına girdi. Zevk suyu akıyordu içinden… Sikim ıslanmış, kayganlaşmıştı. Biraz ileri geri yaptım, elimi araya sokup sertleşmiş klitorisini parmağımla okşadım.

“Ahhh…” diye bir inilti koptu dudaklarından, kasıldığını hissettim. Benim de heyecanım, içimdeki şehvet duygusu had safhaya varmıştı. Esra’nın amını zorlayan sikim sırılsıklam olmuştu artık… Başını kaldırıp ne yaptığıma bakan Esra’ya

“Hazır mısın canım?” diye sordum. Gözlerini kırpıp evet der gibi baktı. Bekaretini bozmak üzereydim. Heyecanı, korkusu yüzünden okunuyordu. Yavaş davrandıkça korkup kendini kasacaktı, belliydi. Ben de sikimi bir hamlede sokuverdim amına…

“Ahhh…” Güçlü bir çığlık attı. Dibine kadar kökleyip öylece hareketsiz kaldım. Dudaklarını yanaklarını öpücüklere boğdum.

Sikimi çıkardığımda sikim de divan da kan oldu. Hiç aldırış etmeden yeniden soktum, yavaş yavaş girip çıkıyordum. Esra acı çekiyordu biraz, ama alışınca rahatladı. Kanı temizlemekle uğraşmadım ve hızlanmaya başladım…

Bir süre sonra Esra yine titreye titreye orgazm oldu. Ben de onun bu durumuna dayanamayıp sikimi amından çıkartıp göbeğine boşaldım. Az kalsın içine boşalacaktım. Divanda biraz uzandıktan sonra Esra kalkıp,

“Şimdi bir bardak şarap içebilirim!” diyerek çırılçıplak gidip şarap koydu kendine. O sırada amından bacaklarına kan kan damlaları süzülüyordu, bacaklarının kenarları falan kandı. Bacaklarındaki kana baktığımı anlayınca,

“Dur, geliyorum hemen!” diyerek lavaboya gitti. Ben de masamda duran ıslak mendille temizledim sikimi.

Çabucak geri geldi, sadece su döküp gelmiş, halen az da olsa kan izleri vardı. Hemen ayakta boynuma sarılıp dans etmeye başladı benimle. Arada öpüşüyorduk.

Sabahki düşüncem aklıma geldi ve sikim yeniden kalktı. Esra’yı masama domalttım. Esra da masamdaki defter kalem ne varsa kenara itip yer açtı. Arkadan o daracık amına tekrar girdim ve inlete inlete sikmeye başladım. Sonra bir bacağını masaya kaldırıp daha rahat girip çıkmaya başladım.

“Yavrum, güzelim, bebeğim, bir tanem!” diye inliyordum. Esra ise sadece inlemekle meşguldü…

Yaklaşık bir on dakika sonra Esra yine orgazm oldu. Bu sefer onu kaldırıp kucağıma aldım. Zaten boyu benden kısaydı, 1.60 boyu vardı. Ayakta kucağıma alıp amına girip hoplatmaya başladım. Birkaç dakika sonra yorulup divana geçip oturdum ve Esra’yı yine kucağımda hoplatarak sikmeye devam ettim.

Tam o sırada laptop ekranında karım yerde diz çökmüş, adama sakso çekiyordu. Esra’yı hemen kaldırıp yere çömelttim ve aynısını ona yaptım. Karım kadar tecrübeli değildi belki ama yine sakso çekmesini biliyordu. Hatta gırtlağına kadar alıyordu. Sonunda zaten ağzının içine akıttım ve hepsini de yuttu.

İkimiz de çok yorulmuştuk, biraz dinlendik. Bir yandan içiyor, bir yandan da birbirimizi emerek sevişyorduk. Neredeyse bir saat daha geçmişti. Esra,

“Ben gideyim artık, evden merak etmesinler!” diyerek üstünü giyinmeye başladı. İşyerimin olduğu daire eskiden bir konut olduğu için ofisimde banyo vardı.

“Duşa girseydik, temizlen öyle git!” dedim. Esra,

“Bir dahaki sefere artık, acelem var! Sen de çok içme sakın, onun için değmez!” dedi, laptopu göstererek. Çıkarken de,

“Ha bilgin olsun, nişanlı olan ben değilim, Pelin!” dedi gülerek. O kadar çok mutluydum ki, Esra bana hayata tutunma enerjisi vermişti. Orospu karım umurumda değildi artık. Duş alıp divanı da temizleyip yattım.

Sabah uyandığımda Esra daha gelmemişti. Tam ona yazacaktım ki elinde simitle girdi ofise,

“Günaydınnnn!” dedi cıvıl cıvıl sesiyle. “Bize hemen çay yapıyorum!” dedi. Ona sarılıp boynunu öptüm ve

“Çok tatlısın!” dedim. Bana cilveli cilveli,

“Dikkatli olmamız lazım!” dedi. Onu o akşam da mesai sonrası üç posta daha siktim. Eve geç gittiğim için karım biraz trip yapsa da, yatakta bana yanaşmaya çalıştı.

Esra’ya attığım üç posta yüzünden bende hal yoktu. Hem hesap sorup kavga etmemek için zor tutuyordum kendimi. O yüzden hiç yüz vermedim karıma.

Ertesi gün, “Hafta sonu yine Ankara!” diyerek kaçtım evden ve Esra ile otele kapandık. Sabah akşam sikiştik, bir amını bir götünü sikiyordum. Birbirimize tutulmuştuk sanki.

Ofiste ilişkimiz anlaşılmasın diye Pazartesi sabah ofise biraz geç gittim. Esra’nın yüzündeki ifadeden birşey olduğu belliydi. Ne oldu gibisinden bakış attım. Bana elindeki zarfı gösterdi. Yine bir USB bellek gelmişti.

Bu sefer Esra yanımdayken takıp açtım. Text yoktu bu sefer, sadece video. Videoyu açtım. Epey uzun bir videoydu. Esra ile baş başa oturup iki saat boyunca karımın beş erkek tarafından sikildiği videoyu izledik.

Elimi önüme götürüp sertleşen sikimi rahatlatmaya çalıştım, Esra da elini elimin üstüne koydu.

“Taş gibi oldun yine…” diye fısıldadı.

“Off… Evet” dedim. “Senin de gördüğün gibi canım… Her şeye rağmen sikimi kaldırıyor bu videolar…”

“Bende tahrik oldum. Benim de canım çok istiyor şu anda… Ama yapamayız, ofis insan dolu…”

“Hadi toplan hemen… Şu laptop ve belleği de al. Otele gidip ikimiz baş başa tekrar izleyelim orospu karımı…”

Aceleyle çıktık bürodan, otelin yolunu tuttuk. Resepsiyondan odaya girene kadar vakit geçmedi bir türlü… İki aşık gibi asansörde insanların arasında sarılıp öpmemek için kendimi zor tuttum.

Odaya girip kapıyı kapatır kapatmaz birbirimize girdik yine… Hırsla öpüşüyor, birbirimizi okşuyorduk. Ben onu soydum, o beni soydu titreyen elleriyle… Üzerindeki seksi tanga külodu ve jartiyer takımını görünce daha da azdım.

“Jartiyeri çorapları çıkarma sakın…” dedim inleyerek… “Seni böyle sikmek istiyorum.” Esra da güldü,

“Terbiyesizin tekisin sen… Ahlaksız erkeğim benim…” diyerek elimden tuttu, yatağa götürdü. Ben uzanırken o da laptopu ve belleği yerleştiriyordu uygun bir yere…

Ben çırılçıplak, Esra üstünde jartiyer takım ve ince siyah çoraplarıyla göğsüme yatmış vaziyette karımın sikişmelerini tekrar izledik. Minik elleriyle taş gibi olmuş sikimi okşuyordu videoyu izlerken… Bir bacağını benim kıllı bacağımın üzerine atmış, kaymak gibi amcığını benim kıllarıma sürttürüyordu. Amının ıslaklığından kıllarım sırılsıklam olmuştu.

“Yeter artık…” dedi videonun ortalarında… “Dayanamıyorum aşkım… Beni sikmeni istiyorum” diyerek doğruldu, dudaklarıma yumuldu bir anda… İkimiz de tahrik olmuştuk, ikimiz de sevişmek istiyorduk. Orospu karım ikimizi de azdırmıştı iyice…

Üstüme tırmanıp deminden beri okşadığı sikime oturdu. Erkekliğim zaten ıslak olan amcığına yağ gibi gömülürken eğilip taş gibi memelerini de ağzıma verdi emmem için… Bekaretini yeni kaybetmiş bir genç kız için kolay olmasa gerekti ama dudaklarını ısıra ısıra aldı sikimi içine, kasık kıllarıma dayanınca durdu.

“Ohhh… Çok güzel… İçimi doldurdu sikin…” dedi gülümseyerek, şehvetten gözleri kaymış bir halde…

“Daracıksın bebeğim…” diyerek körpe dudaklarına yumuldum. Öpüşürken sikimin üstünde oturup kalkmaya başlamıştı bile…

İşte böyle… Bir zamanlar aşık olduğum karımın beni aldattığını bu videoların gönderilmeye başlanmasıyla öğrendim. Ne zamandan beridir aldattığını bilmiyorum, bilmek de istemiyorum. Ama bunu sık yaptığı ortadaydı. O yüzden iki güne bir zarf geliyordu…

En son karım, kendisine olan ilgisizliğimi sebep göstererek boşanmak istedi benden. Ben de hızlandırdım boşanma sürecini ve bir ay önce resmi olarak boşandık.

İlginçtir, karımdan boşandıktan sonra zarfların gelmesi de kesildi. Bu arada o adamların hepsinin kimliklerini öğrendim, ama bir şey yapmadım. Aslında bana iyilik bile yapmışlardı. Beni orospu karımdan kurtarmışlardı.

Şimdi Esra ile mutlu bir ilişkimiz var.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir