Görücü Usulu Evlilik
Kocamla 17 yıldır evliyiz. Görücü usulü ile evlenmiştik. Kocamdan başka hiç bir erkekle ilişkim olmamıştı. Dolmuş şoförü ve kendine ait minibüsü var.
Son iki yıldır kocam olacak domuz kumar illetine dadanmıştı. Eve geç saatlerde bitmiş halde ve yorgun gelir, iş yoğunluğundan bahsederdi, fakat buna rağmen kıt kanaat geçinirdik.
Evimiz kiraydı. Üstelik minibüse de ipotek konulmuştu. Geçim derdi, çektiğimiz sıkıntılar yüzünden kocamla cinsel hayatımız artık neredeyse bitmişti. İki üç ayda bir ben zorlarsam seks yapabiliyorduk, onda da yarım yamalak ve tatminsiz bir ilişki oluyordu.
Kocamı mutsuz, isteksiz gördükçe ben de üstelemeyi bırakmıştım artık… Geceleri yatağımda kendimi parmaklayarak cinsel arzularımı bastırmaya, tatmin olmaya çalışıyordum. Tabi buna ne kadar tatmin denilebilirse… Gerçek seksin, işini bilen bir erkekle sevişmenin yerini tutmazdı ki mastürbasyon…
Hele son zamanlarda üstünde iyice bir durgunluk vardı. Eve geç geliyor, ağzından sigarası, dilinden bir tatlı söz düşmüyordu. Yine bir gün gece geç saatte gelmişti eve, kızıp bağırdım çağırdım,
“Yine kumardan geliyorsun, boşanacağım senden, yetti artık…”
“Ne kumarı kadın, tövbe ettim ben… Oynamıyorum artık… Canım sıkılıyordu, dolaşıp hava aldım, düşündüm.”
“Neyi düşündün? Yine ne dert var, ne bela var başımızda?” Yüzüme baktı, söylesem mi söylemesem mi ikircikliğindeydi. Sonunda karar vermiş olmalı, ağzındaki baklayı çıkardı.
“Karıcığım, kumardan Osman diye bir arkadaşa yüklüce borçlandım. Ödeyemeyince sırf bundan dolayı minibüse ipotek koydurdu. Borcu da ödeyemiyorum…” dedi.
“Eee?” dedim merakla…
“Karıcığım zor durumdayız, bana yardımcı ol.”
“Kumar borcunu yaparken bana mı sordun? Ben nasıl yardım edeceğim? İş mi var, çalışabiliyor muyum çocuklar varken?”
“Düşündüğün gibi değil aşkım. Çalışmana gerek yok. Yani… Belki çalışma diyebilirsin. Ama zannettiğin gibi ağır bir çalışma sayılmaz.”
“Ya, şifreli konuşmasana… Adam gibi anlat derdini, ne istiyorsun?”
“Tamam, derdim şu, daha doğrusu derdimiz… Bu arkadaşım öteden beri seni çok beğeniyor, sana hayran…”
“Ne olmuş bana hayransa? Derdi neymiş peki?” O sinirin, kavga ortamının içinde bir erkeğin beni beğeniyor olması, hatta hayran olması bir parça ilgimi çekmişti doğrusu Üstelik bunu bana ilgi göstermeyen kocamın ağzından duymak…
“İpoteğin kaldırılmasına karşılık seninle iki saat geçirmek istiyor! Hatta borcun bir kısmını da silecek.” demesin mi? Beynimden vurulmuşa döndüm,
“Neee?” diye bağırdım “Aşağılık adam… Bana bunu da mı yapacaktın? Pezevenk herif, kumar borcuna karşılık karını mı, beni mi teklif ettin?” diye kızdım.
“Karıcığım, bakkala borç, manava borç, kirayı bile ödeyemiyoruz. Minibüs de elimizden giderse tamamen biteriz… Lütfen yardımcı ol, başka çaremiz yok… Yuvamızı düşün… Çocuklarımızı düşün… Kumara da tövbe ettim! Şu beladan kurtar bizi, bir daha asla…” diye motor gibi konuşup beni ikna etmeye çalıştı, hatta ağlamaya başladı.
“Allah belanı versin, pislik adam! Erkek müsveddesi…” dedim. Kocam aynı şeyleri tekrarlayıp,
“Lütfen kabul et! Ne desen haklısın, kabul ediyorum. Lütfen, sadece bir kez olacak…” diye yalvarıyordu.
Lanet okuyup kendimi balkona attım. Bir sigara yaktım, kara kara düşünmeye başladım. O bitince bir daha… Gerçekten de zor durumdaydık, yiyecek lokmaya muhtaçtık, üstelik birikmiş kira borcumuzu bu ay ödeyemezsek evden de atılacaktık.
Ardından aklıma kocamın söyledikleri geldi. Adam beni çok beğeniyormuş. Bana hayranmış. Ne yalan söyleyeyim, gururum da okşandı biraz hafiften, kocam bunları söylediğinde… Kimdi bu Osman acaba, nasıl birisiydi? Kocam kendisi gibi bira göbekli, çelimsiz hımbılın tekini mi getirecekti beni sikmesi için…
Doluya koyuyorum almıyor, boşa koyuyorum dolmuyor. Çaresizce kocamın yanına döndüm,
“Lanet olsun senin erkekliğine… Çaremiz yok öyle mi?” dedim suratına tükürürcesine, aşağılayarak… Oysa onun umurunda bile değildi bu…
“Olsa böyle bir şey teklif eder miydim sana aşkım? İnan yok, en kestirme çözüm bu…”
“Peki tamam!” dedim. “Aylardır elini sürdüğün yok bana zaten… Belki sayende gerçek erkekle beraber olurum.”
“Sağol karıcığım… Bir tanem benim… Fedakar karım benim… Yarın öğlen saat birde Osman’la geleceğiz… Zaten çocuklar da okulda olacak…” dedi.
“Kabul edeceğimi biliyordun değil mi, rezil herif, alçak pezevenk… Yuvamı kurtarmak için her şeyi yapacağımı biliyordun değil mi? Saatini bile ayarladın demek… Ama bak, öyle döküntü tipli, akarlı kokarlı, pislik birini getireceksen yatağa girmeden ikinizi de siktir ederim evden, ona göre…”
“Yok yok… İnan öyle biri değil… Geldiğinde sen de göreceksin, yakışıklı heybetli bir adam Osman… Etraftaki kadınlar kızlar bayılıyor ona, sikmediği kalmadı. Mal sağlam herifte herhalde, peşinden koşuyorlar.”
“Benim adamın peşinden koşmama gerek yok ama, pezevenk kocam kendi eliyle siktirecek beni… Ben de bayılırım diyorsun öyle mi? İyi, görelim bakalım. Hem belki benim de hoşuma gider kim bilir… Yarın beni siktikten sonra belki öbür kadınlar gibi ben de yarağının peşinden koşarım beni siksin diye…”
Yüzü kızardı pezevengin, bir şey diyemedi, dönüp içeriye gitti. Sırf onu kırabilmek, sinirimi alabilmek için inadına olmadık şeyler söylüyordum, sesini bile çıkaramıyordu bana… Normal bir erkeğe pezevenkliğiyle ilgili bir şeyler söylesem cinayet nedeni olurdu. Ama benim kocam gerçekten pezevenk ruhlu, para için karısını satan biriydi maalesef…
O gece kocama olan öfkemden gözüme uyku girmedi. Daha çok da merak duygusu içimi kemirdi. Nasıl biriydi acaba? İlk erkeğim kocamdan sonra başka bir erkekle sevişecek olmak hala garibime gidiyordu. Hem de kocamın isteğiyle, onun izniyle…
Ertesi gün öğleye kadar banyodan çıkmadım, vücut temizliğimle, makyajımla filan uğraştım. Kocam pezevengi beni adeta satsa da, onun zoruyla yabancı bir erkekle sevişecek de olsam bakımlı olmak, kendimi adama beğendirme isteği vardı içimde…
Kocamın dediği gibi öğle saatinde arkadaşıyla beraber eve geldi. Osman beyle tanıştık. Adam 1.80 boyunda, esmer, 40 yaşlarında, kapı gibi biriydi. Beni görünce gülümseyip selam verdi. Başımı eğerek selamına karşılık verdim ama utancımdan kıpkırmızı olmuştum.
Ben mahcup mahcup dikilirken, kaçamak bakışlarla kocamın beni becermesi için evimize getirdiği adama bakıyordum. Doğru söylemişti kocam… İri yarı kocaman bir herifti. Geniş omuzları ve ince beli ters bir üçgen oluşturuyordu. Dar kesim pantolonun altından bile belli olan bacak kasları vardı.
Demek bu yakışıklı erkek sikecekti beni… Bana hayran olan, beni sikmek isteyen bu adamı görünce içimde bir şeyler kıpırdamaya başlamıştı ki, namussuz deyyus kocam Osman’ı alıp yatak odamıza götürdü. Onlar giderken ben arkasından baka kaldım. O hangar gibi omuzların altında minicik, kaslı bir poposu, yürüdükçe dalgalanan geniş, kaslı bir sırtı vardı adamın…
İçeri girdiler. Mırıl mırıl bir şeyler konuştuklarını duyuyor, merakla bekliyordum. Az sonra kocam yatak odasından çıktı. Yanıma gelip,
“Hadi karıcığım odaya gir… Osman hazır, seni bekliyor. İki saatçik sık dişini!” demez mi? Sinirden ağlayacak durumdaydım. Tamam, adam her kadının isteyeceği bir parçaydı ama kendi evimde yabancı bir erkekle beraber olmayı yine de garip buluyordum ve ayaklarım gitmek istemiyordu.
“Hadi karıcığım!” deyip beni hafifçe itekleyip yatak odamızın kapısının önüne götürdü ve “Hadi, sen odaya gir ben evden çıkacağım!” dedi.
İyice godoş olmuştu kocam, beni zorla adamın koynuna sokuyordu. İçimden, böyle kocanın gözü kör olsun diyordum, yuvam dağılmasın diye elin adamıyla sikişecektim.
Utana sıkıla kapıyı açıp odaya girdim. Osman çırılçıplak yatağa uzanmış, merakla beni bekliyordu. Siki taşağı meydandaydı. İstemsiz bir refleksle ellerimi yanaklarıma götürüp ağzımdan “Ayyy“ diye bir nida çıktı.
Yatak odamda, benim yatağımda, çırılçıplak bir erkek yatıyordu. Sikini sıvazlayarak beni süzüyordu. Gülümseyerek,
“Utanma güzelim, gel yanıma… İki saatliğine karı koca olacağız!” dedi. Kocamdan sonra ilk defa karşımda çırılçıplak bir erkek görüyordum. Osman,
“Soyun hadi güzelim!” deyince çaresiz, arkamı dönüp üstümdekileri çıkarmaya başladım. Osman’a bakmıyordum bile… Külot ve sutyenimle kalınca dönüp yatağa baktım. Gözlerim fal taşı gibi açıldı. Ben elbisemi çıkarırken adamın siki kalkmıştı bile… Sikini sıvazlayarak,
“Sütyeni de çıkar güzelim!” dedi. Çaresizce çıkardım. Memelerimi görünce,
“Üfff, ne güzel memelerin var, tam yalamalık! Tam beklediğim gibi… Harikasın…” dedi. Ben utancımdan yerin dibine girmiştim. İki elimle örtmeye çalışıyordum ama ne fayda, iri memelerimin her yerini görebiliyordu adam…
“Şimdi de külodunu çıkar güzelim!”
“Şart mı? Yatağa girip örtüyü çekeyim bari… Utanıyorum.”
“Şart! Karı kocayız diyorum sana, utanmana gerek yok. Çıkar hadi onu da… Çırılçıplak göreyim seni… Güzel hazinelerini göreyim.”
Kalçalarımı iki yana sallayarak daracık minik külodumu da aşağı sıyırdım. Ayaklarımı kaldırıp, tamamen çıkardım. Elimdeki külodu ne yapacağımı bilemeden öylece kaldım.
Osman hayran hayran bana baktı bir kaç dakika… Sonra da yataktan kalkıp bana sarıldı. Elimdeki külodu alıp burnuna götürdü kokladı derin derin, sonra da fırlatıp attı. Başını boynuma gömüp bu kez tenimi koklamaya başladı.
Sıcak nefesini boynumda, kulak memelerimde hissettiğimde hazla ürperdim. En tahrik olduğum şeydi. Piç herif, bir kadını nasıl mest edeceğini çok iyi biliyordu kocamın tam aksine…
İki Saat, resim №2
Adamın kaslı pazulu kollarında minik bir serçe gibi kalmıştı çırılçıplak bedenim…Hem utançtan, hem sinirden tir tir titriyordum, bayılacak gibi olmuştum. Osman,
“Çekinme güzelim. İki saatliğine beni kocan gibi hayal et!” dedi. Adamın koca sikini amımın üstünde hissettim. Kürek gibi ellerini de arkama atmış, güçlü parmaklarıyla götümü avuçlamıştı. Ayakta beni öpmeye başladı.
Kemirircesine dudaklarımı öpüyordu. İçimde bir şeyler kıpırdamaya, git gide yükselen bir fırtına kopmaya başlamıştı. Çıplak tenimde onun kaslarını hissetmek, sikinin aylardır adam akıllı sikilmemiş amıma teması, iri göğüslerimin onun geniş göğsünde adeta ezilmesi…
Kasıklarımdan yükselen bir ateş bütün bedenimi ısıtıyordu. Yine de içimdeki ateşi bastıran bir çekingenlik hissiyle onun öpmelerine pek karşılık vermiyordum. Benim içimi kavuran duygulardan habersiz, onu öpmeyişime bozuldu biraz,
“Ama böyle yapma güzelim, sen de karşılık ver! Sen zevk almazsan ben zevk almam. Ben zevk almazsam da pezevenk kocanın borcunu silmem!” dedi.
Artık dönüşü olmayan bir yola girmiştim, olan olmuştu artık… Zincirlerimi kırdım ben de, içimdeki sekse susamış fahişeyi serbest bıraktım. Mecburen karşılık verdim ve öpüşmeye başladık. Dudaklarımız birbirine kenetlenmiş, dillerimiz içerde çılgınlar gibi sevişiyordu.
İki Saat, resim №3
İçime bir ürperti girmişti, ilk kez kocam haricinde bir adamla ayakta çırılçıplak sevişiyordum. Ve pezevenk kocamdan çok daha iyi, çok daha etkileyici seviştiği kesindi.
Osman beni nazikçe yatağa yatırdı, memelerimi öpmeye başladı, dudaklarıyla meme uçlarımı sündürüyor, öpüp, yalayıp, emiyordu. İçim iyice hoş olmuştu, başım dönüyordu, meme uçlarım sertleşmişti. Elini amcığıma atıp okşamaya başladığında, aldığım zevkten utanarak,
“Yapma lütfen!” diyebildim. Osman iyice iştahlanmıştı, elimi tutup sikine götürdü ve
“Okşa güzelim küçük Osman’ı!” dedi. Siki hem sert hem de sıcacıktı, okşamaya başladım.
Bir hayli irice bir siki vardı, morumtrak şapkasıyla, gövdesini saran ve kabarmış mavi kan damarları, altında sarkan koç yumurtası iriliğindeki testisleri… İyice heyecanlanmıştım. İlk başta isteksiz davranıyordum, ama içim sıcacıktı şimdi, hatta volkan kaynamaya başlamıştı.
Osman memelerimi hafif hafif ısırıyor, beni kudurtuyordu. Amımı hafif hafif parmaklıyor,
“Ohhh güzelim, amın ıslanmış, şelale gibisin!” diyordu. Adam işi biliyordu. Amımdan akan zevk sularımda ıslattığı kaygan parmaklarıyla klitorisimi okşamaya, onunla oynamaya başladığında şimşek çarpmış gibi sarsıldım. Yine istemsizce,
“Ohh… Yapmaa!” diyerek şehvetle kıvrandım.
Memelerimden sonra göbeğimi ve göbek deliğimi yaladı hafif hafif. Sonra bacaklarımı açıp amcığımın karşısına geçti ve
“Ohh, bebeğim benim, ne güzel amcığın var!” dedi. O an adama istemsizce gülümsediğimin farkına vardım. Amımın güzelliğine iltifat etmesi hoşuma gitmişti.
“Yalancı…” diye inledim, dirseklerimin üzerinde doğrulmuş, bacaklarımın arasında amımı hayranlıkla inceleyen yakışıklı yüze bakıyordum. “Her kadına aynı şeyi söylüyorsundur sen…”
“İnan yalan söylemiyorum. Çok kadın kız geçti elimden, ama seninki ilk ona girer. Harikasın… Saatlerce yalayabilirim amcığını…”
“Yala öyleyse…” diye zevkle kıvrandım. “Neyi bekliyorsun ki…”
Dudaklarını yaklaştırdı, yaklaştırdı. Amımın dudaklarında onun sıcak dudaklarını hissettiğimde zevkle kendimden geçtim, kendimi yatağa bıraktım sırt üstü…
Klitorisime ve amımın dudaklarına öpücükler konduruyordu. Kocamla çoktan beri sikişmediğimizden dolayı iyice azmıştım. Amımı yalamaya başladığında ben de saçlarından tutup yüzünü amıma bastırdım.
Osman iyice şevke gelip amcığımı resmen yemeye başladı, ben ise zevkten ölecektim. Arada dilini içime sokunca bir hoş oluyor,
“Yapma lütfen! Yapmaa… Delirtiyorsun beni…” diye isterik inlemelerle kıvranıyordum. İki eliyle de götümün yanaklarını kavrayıp sıkıyordu. Sonunda,
“Öldürdün beni Osman!” diyerek kasılmaya başladım. Orgazmın doruklarında sular seller gibi aktım, çağladım. Osman resmen diliyle sikip orgazma ulaştırmıştı.
“Hadi güzelim, sikimi biraz yala!” dedi biraz sonra… Şaşkınlığımı suratımdan okumuştu sanki.
“Ne o? Yoksa kocanın sikini ağzına almıyor musun?”
“Hayır, almıyorum. Kocamla yaptığımızda klasik sevişiriz. Üstüme çıkar, işi bitince iner.” dedim. Sikini ağzıma getirdi ve
“Salak herif…” diye homurdandı. “Yarak yalatmadan seks olur mu hiç? Hadi bebeğim. Dudaklarını arala!” Dudaklarımı araladığımda sikinin yumruk gibi başını zorlayarak ağzıma soktu ve “Em şimdi!” dedi.
Sikinin başı sıcacıktı, tadı da elma şekeri gibiydi. Ben emerken Osman zevkten inliyordu. Ona zevk vermek beni heyecanlandırmıştı, sikini iştahla emiyordum. Ağzımdan çıkardığımda,
“Devam et!” dedi. Sağ eliyle kafamı tutuyordu, “Dilini de kullan!” dedi. Dilimi sikinin başında gezdiriyor, tam sikinin deliğini dilliyordum. Osman,
“Ohhhhşşşş!” diye inliyor, çıldırıyordu. Kocam gibi odun değildi, seks oyunlarını çok iyi biliyordu hınzır adam…
“Senin gibi şehvetli bir kadın, istese daha fazlasını alır ağzına!” dedi.
Yakışıklı erkeğe kendimi beğendirmek için deli oluyordum. Hiç bir falsom, hatam olmamalıydı. Sikini alabildiğim yerine kadar ağzıma aldım. Öğürmeye başlayınca çıkardım biraz, sonra tekrar zorladım. Sikinin yarısını geçmiştim, neredeyse dudaklarım onun kıllı kasıklarına değmek üzereydi. Başarmıştım.
”Aferin güzelim, sen bu iş için yaratılmışsın, çok güzel yapıyorsun! Taşaklarımı da okşa!” dedi. Siki ağzımdayken taşaklarını okşuyordum, Osman da zevkle inliyordu, isterik bir erkekti.
“Şimdi de götümü parmakla!” dediğinde şaşırdım. Bu koca yaraklı sikiş uzmanı herif neler de istiyordu benden… Şaşkınlığıma aldırmadan sert bir sesle,
“Hadi güzelim, parmakla!” diye emir verdi yine… Çaresiz işaret parmağımı ağzımda ıslatıp göt deliğini okşadım biraz, sonra da ojeli tırnağımı batırmamaya çalışarak deliğinden içeriye kaydırdım. Osman böğürür gibi inliyordu. Sonunda,
“Yeter güzelim, patlayacağım, gel şöyle!” deyip bacaklarımı ayırdı ve
“Şu güzelim amcığına bir gireyim!” dedi. Eliyle sikini tutup amcığıma pat pat vurmaya başladı.
“Yapma Osman, bir hoş oluyorum! Kapısında oyalanıp delirtme beni… Sok şunu içime…” dedim.
Sikinin başını amımın dudakları arasına sürtmeye başladı. İyice sulanmıştı amcığım, artık dayanamıyordum. Bir an önce içime girmeliydi elindeki güzel siki… Osman’ı kendime çekip,
“Hadi erkeğim, ne olur sok!” dedim usulca, yalvarırcasına… Osman,
“Çok mu istiyorsun sikmemi? Amına koyayım mı senin bebeğim?” deyince iyice çıldırdım artık, belinden tutup kendime çekiyordum umutsuzca, kalçalarımı kaldırıp sikinin içime girmesi için yılan gibi kıvranıyordum.
“Ohh, evet… Sikmeni istiyorum. Hadi, lütfen… Amıma koy benim… Sik beni…”
“Ohşşş yavrum benim!” deyip amıma sikinin yarısını sokunca ince bir çığlık attım, biraz zevkle karışık canım yanmıştı.
“Erkeğim yavaş ne olur… İçime kaç aydır bir şey girmiyor!” dedim. Bunu duyan Osman iyice çıldırmıştı, sikini çıkardı, yeniden sokup biraz daha yüklendi.
“Bu güzel amcığı her gün sikmeyen kocanı sikeyim senin…” dedi zevkle inlerken…
“Lütfen yavaş!” diyerek Osman’a sıkıca sarıldım. Osman birden yüklenip hepsini soktuğunda resmen ciyakladım. Bir anda köklemiş, amımın dibine kadar girmişti.
Sikmeye başladı sonunda… Sikerken dibime kadar köklüyor, ardından yavaş yavaş dışarı çıkarıyor, ardından tekrar basıyordu. Benim inlemekten nefesim kesilmiş, içim bir hoş olmuştu, tüm vücudum alev alev yanıyordu, kendimi sıcacık hissediyordum. Sanırım gerçek seks buydu. İlk defa sikişmenin tadını doyasıya çıkarıyordum.
“Ohhh, erkeğim, durma, sikk beni!” diye haykırıyordum. Osman da çıldırmıştı, halinden memnun şekilde amıma dipliyordu. Böyle yaklaşık yirmi dakika sikti beni. Yeniden orgazm olmuştum,
“Yeterrr, dur nolursun, bitirdin beni!” deyip kendime çekerek dudaklarına yumuldum. Osman sikini amımdan çıkarmak istediğinde beline sarıldım iyice, sımsıkı…
“Çıkma… Sikini çıkarma içimden… Hep böyle içimde kal!” dedim.
“Bir de köpekleme sikeyim senin şu güzel amını!” dediğinde ne demek istediğini anlamadım. Osman doğruldu. Benimse üzerimde orgazm sarhoşluğu vardı. Beni de doğrulttu, dudaklarımdan öptü ve
“Hadi!” dedi.
“Nasıl olacak?” dedim merakla… Zevk sarhoşuydum hala, kendime gelememiştim.
“Gel göstereyim!” dedi. Beni güzelce dört ayak üstü yapıp belimi eğdi. Götüm havaya dikilmişti. Arkama geçip,
“Yavrum ne güzel götün var!” deyip okşayıp, arada şap şap vuruyor, öpücüklere boğuyordu götümün yanaklarını… Sonra sikini amcığıma dayadı, tekrar sokup sikmeye başladı.
Belimden tutmuş, sert şekilde sikiyordu beni. Sikerken ‘Şap, şap, şap!’ sesler çıkarken bense inim inim inliyor, çığlıklar atıyordum, ikimiz de zevkin doruklarındaydık. Sonra ellerini belimden çekip memelerimi kavradı ve daha sert sokmaya başladı. Beş dakika sonra,
“Ohşş, geliyorum güzelim!” diye inledi.
“İçime boşalma!” dediğimde,
“Bir şey olmaz!” deyip memelerimi biraz daha sıkıp amımda gidip gelmeye devam etti. İkimiz de çığlık çığlığa inliyorduk.
Amcığım adeta yanıyordu, orgazmın doruklarında kendimden geçmiştim. Osman böğürerek döllerini içime akıttıktan sonra çekilip yatağa attı kendini…
“Ihh, ıhh!” diye nefes alıyordu, yorulmuştu. Amımdan döller akıyordu, peçeteyle sildim. İçime boşalmıştı ama ben mutluluktan uçuyordum.
Biraz dinlendikten sonra Osman dudaklarımdan öpüp,
“Çok ateşli bir kadınsın!” dedi. Gerçi ben de kendime şaşmıştım, ilk başta utana sıkıla ve istemeye istemeye başlayan bu sikiş, evlilik hayatımda asla ulaşamadığım bir doruk noktasına ulaşmıştı. Ben de Osman’ın dudaklarından öpüp,
“Sen de çok güzel sikiyorsun erkeğim, beni uçurdun!” dedim. Kalktık, beraber banyoya gittik. Osman işerken, ben amımdaki dölleri temizledim, banyoda aynı karı koca gibiydik.
Birlikte duş aldıktan sonra sarmaş dolaş ve çıplak olarak odaya geri döndük. Osman yatağa sırtüstü uzandı. Dakikalarca içimden çıkmayan yorgun siki şimdi sönmüş, pörsümüştü. Daha vaktimiz vardı,
“Osman… Şey… Gitmeden önce bir daha yapalım mı?” dedim.
“Biraz dinleneyim, yordun beni azgın karı!” deyip götüme bir şaplak attı. Ben de yanına uzandım, öpüşmeye başladık. Memelerimi okşuyor, götümü elliyordu. Ben de sikini elliyordum. Kıpırdandı, yavaşça dikildi, fakat istediğim sertlikte değildi yine de…
“Hadi erkeğim, kaldır şunu!” dedim.
“Sen kaldır!” deyip beni ters olarak üzerine çekti. O benim amcığımı yalıyor, ben de sikini okşuyor, öpüyor, ağzıma alıyordum. Siki biraz şişiyor gibiydi, ama ilk kıvamında değildi. Osman,
“Götümü parmakla yavrum!” dedi. İşaret parmağımı götüne soktuğumda Osman inlemeye başladı. O da benim göt deliğimi parmaklamaya başlamıştı. Ben,
“Yapma Osman!” dedikçe Osman tahrik oluyor, parmağının tamamını götüme sokuyordu. Bunca yıllık evliliğimde kocamla bunların hiçbirini yaşamamıştım…
Siki yine dikilmeye başladı. Sikini ağzıma alıp, taşaklarını da okşayınca siki iyice sertleşti. Bana,
“Sikimin üstüne bin!” dedi. Ata biner gibi çıktım üstüne, sikini kavrayıp amıma sürtmeye başladım, sonra amımın deliğine denk getirip üstüne oturdum. Belimden iki eliyle tutup beni zıplatmaya başladı.
Ben zıpladıkça sikinin tamamı içime giriyordu. Ben durunca alttan götünü hareket ettirip beni zıplatıyordu. Her zıplamamda memelerim hop hop oynuyor, Osman da onları parmaklarıyla kavrayıp sıkıyordu.
İki Saat, resim №4
Daha önce hiç tatmadığım bir zevk içinde sikişiyorduk. Ben zevkten çığlık attıkça, Osman alttan daha bir gaddarca köklüyordu. Sonra beni sırt üstü yatırıp bacaklarımı omzuna aldı, sikini amcığıma birden kökledi ve sikmeye devam etti. Ben yine orgazm olup,
“Osman bitirdin beni yine!” deyince,
“Buna bacak omuzda derler yavrum, bu da güzel sikiştir!” deyip kökledikçe kökledi. Amımdan resmen sular akıyor, şapırtılı sesler çıkıyordu. Osman üstümde abandıkça ben altında zevkten çığlık çığlığa bağırıyordum.
Böyle de yarım saat sikiştik. Vücudumdaki bütün kemiklerin sızladığını hissediyordum, ama aldığım zevk çok daha fazlaydı.
Sonra tekrar beni kucağına alıp zıplatmaya başladı. Ellerimiz birbirine kenetlenmişti. Ben yeniden orgazm olmak üzereydim. Sonunda Osman,
“Geliyorum, geliyorum!” deyip birden amımın içine döllerini boca etti. Boşalırken öyle bir haykırdı ki, siki kırıldı sandım. İkimiz de aynı anda boşalmış, soluk soluğa kalmış, ama sikişin de tadını çıkarmıştık.
Yatağa yığıldık kaldık. Amcığımdan yine onun dölleri akıyordu. Osman’a sarılıp öpücüklere boğdum. Gavat kocam sayesinde hayatımda ilk defa gerçek sikişin tadını almıştım. Çok mutluydum, hatta kocamın kumar borcunu bile umursamıyordum artık…
Osman saatine bakıp,
“Ben gitsem iyi olacak, gavat kocanla iki saatliğine anlaşmıştık. Ama tadın damağımda kaldı. Kendi karım bile senin kadar istekli değil, dişi kısrağım benim!” dediğinde şaşırdım.
“Ay sen evli miydin? Kim bilir karını nasıl sikiyorsundur!”
“Siksem ne olacak, senin verdiğin zevki asla veremez!”
“Kocam da beni asla senin gibi sikemez. Hayatımda ilk kez gerçek zevki tattırdın bana… Bundan sonra her zaman beklerim Osman’ım!” dedim.
Telefon numaralarımızı aldık, kaydettik. Osman giyinip çıktı evden… Kalkıp seks, sperm, ter kokusu dolan yatak odamı havalandırdım. Her tarafı ter, döl ve am suyu lekeleriyle kaplanan yatak çarşafını değiştirdim. Sonra da duş alıp giyindim.
Mutluluktan uçuyordum resmen… Şarkılar söyleyip şakıyordum tüm bunları yaparken… Ama kocam akşam eve gelince hemen öfkeli yüz ifademe büründüm. Sevinçle bana sarılıp,
“Karıcığım sana minnettarım, yuvamızı kurtardın, minibüsün ipoteğini kaldırttın. O hayvan Osman canını yakmadı ya senin?” dedi. Ben de kızgınmışım gibi bir ifadeyle,
“Defol pis herif, senin yüzünden resmen orospu oldum. Olmaz olsun senin gibi koca!” dedim. Ama amcığımda hala Osman’ın sikinin gidip gelmesini hissediyordum, canım hala onu istiyordu.
“Şeyy…” dedi kocam, yine bir şey isteyecek gibi bakıyordu bana…
“Ne?” dedim. “Yine ne var? Beni siktirmek istediğin başka bir arkadaşın mı var? Söyle, çekinme, alıştın artık…”
“Yok, başkası değil. Osman diyorum. Çok beğenmiş de…”
“Eee?”
“İpoteği kaldırdı ama… Borç duruyor hala… Hani diyorum, bir iki sefer daha gelse…”
“Gelsin…” dedim gülümseyerek… Osman’ın defalarca siktiği amımı avuçlayıp kocama gösterdim,
“Bu da çok beğendi Osman’ın sikini… Senden daha güzel sikti beni Osman… Namusunu sikti. Söyle ona, gelsin. Bir iki sefer değil, her zaman gelsin, karını siksin. Sen kendini yorma borç ödemek için, ben senin yerine yorulurum.”
Kocamın istediği gibi bir kaç akşam eve geldi. Kocam salonda oturup sevgilimin getirdiği beleş kaliteli rakıyı, viskiyi, mezeleri zıkkımlanırken biz yatak odasına geçtik.
Ben adamın altına yatıp kocamın yatağında onun borcunu öderken benim zevk çığlıklarımı mutlaka duymuş olmalı sevgili kocam… Ben orgazm olurken kulaklarını mı tıkadı, yoksa zevke gelip bizi gizlice izledi mi, kapının arkasında otuzbir mi çekti bilmiyorum.
Umurumda da değil zaten… O anlarda dünya benim için Osman’ın sikinden ibaret çünkü… Onun bana verdiği zevklerden, orgazmların mutluluğundan başka hiç bir şey umurumda değil.
Sonraki günlerde Osman’la telefonlaşıp, kocamın işte olduğu zamanlarda haftada bir iki, canımız her çektiğinde buluşup sikişmeye başladık. Azgın erkeğimle yeni pozisyonlar denedik. Öyle güçlü, öyle sikiciydi ki, yorulmak nedir bilmiyordu.
“Nasıl, istediğin gibi oldu mu? Kocamın borcunu ödeyebildim mi?” diye soruyorum her sevişme sonunda… Kahkahayla gülüyor o da…
“Oho, gavat kocanın borcu çoktan bitti. Alacağa bile geçtin güzelim…” dedi son buluşmamızda…
Cebinden şişkin cüzdanını çıkarıp bir tutam iki yüzlük banknot sıkıştırdı sütyenime, memelerimin ortasına… Güldüm ama, kendimi fahişe gibi hissettim.
Beni her defasında zevkin doruklarına çıkarmaya devam ediyor Osman’ım ♥
Bir yanıt yazın