Alev Alev Yanan Alev

Askerliğimi yapıp İzmir’de çalışmaya başladığımda iyi bir işin, iyi bir gelirin yanı sıra özgürlüğümü de kazandım. Aile baskısından, çevre ne der çekincelerinden kurtulmuş, en azından dört duvar arasında dilediğim gibi hareket edebildiğim kendime ait bir evim olmuştu.

Artık annemin ve ablamın giysilerini, çamaşırlarını çalıp onlardan gizli külotlu çoraplarını, ablamın tanga külotlarını giymek zorunda değildim. Bir çok kadından daha gösterişli ve yuvarlak popomu, kılsız tüysüz düzgün vücudumu başka erkeklere sergilemek için evde yalnız kalmayı beklemek zorunda değildim.

Her gece benim bayramımdı. Erkek kimliğimden kurtuluyordum işten gelir gelmez… Alev adını verdiğim şuh, seksi bir kadın oluyordum. İlk maaşımdan itibaren almaya başladığım seksi iç çamaşırları, jartiyer çorapları, mini etekler, parlak taytlar gardrobumda erkek giysilerimden daha fazla yer kaplar olmuştu. Makyaj malzemeleri, bir sarı, bir gece siyahı uzun saçlı peruk da maaşımı harcadığım gider kalemleri arasındaydı.

İnternette sitelerde dolaşıyor, kendimi Alev olarak tanıtıp erkeklere kamera açıyor, onları en şuh hallerimle tahrik etmeye bayılıyordum. Önceleri korkarak, çekinerek başladığım bu macerada tanımadığım erkeklerce beğenilmek gururumu okşuyor, gün geçtikçe kendime güvenim artıyordu. Makyajlı peruklu kadınsı giysilerime ilave güvenlik tedbirleri alıyor, tanınmamak için yüzümü tamamen göstermemeye çabalıyordum.

Alev Alev, resim №2
Sonunda tanışıp güvendiğim bir kaç arkadaş da edindim. Çetin bunların başında geliyordu. Yakışıklı, biraz maço tavırlı, düzgün bir erkekti. Epey uzun bir zaman birbirimizi tanımakla, güven sağlamakla geçti. Sonunda bir akşam Alsancak’taki barlardan birinde buluşmaya karar verdik. Tanıştık, sohbet ettik, birbirimizi tanımaya çalıştık.

Gece kız tavlamaya çıkmış iki erkek pozlarında bir iki saat oturduk bar taburesinde… Yirmili yaşlarda, yakışıklı, boylu poslu iki genç erkektik, etraftaki bir iki kadının sulanmasına aldırmadan sohbetimizi sürdürdük.

Bir ara bana bira bardağını uzatırken eli elime değdi, öylece kaldık. Barın loş ışığında içim ürperiyordu parmakları elimi okşarken… Gözlerimiz birleşti, dudaklarım titreyerek onun etli erkek dudaklarına baktım. Tok kalın erkek sesiyle,

“Yerim yok Efe…” dedi. “Seninle daha rahat görüşmeyi çok istiyorum şu anda… Ne dersin? Senin eve gidelim mi?” İçim kaynamaya başlamıştı onu gördüğümden beri… Üstten birkaç düğmesi açılmış gömleğinden görünen simsiyah kıllı göğsünü parmaklarımla okşamak, kalın bilekli elleriyle bedenimde gezinmesini istiyordum fena halde… Heyecandan karılan sesimle,

“Gidelim…” diyebildim. “Ben de çok istiyorum.”

Etrafa bakındı, herkes kendi alemindeydi, kimsenin bize baktığı yoktu. İnce uzun parmaklı narin elimi pençe gibi eliyle tutup sertçe aşağıya indirdi, kucağına bastırdı. Pantolonun önündeki sertliğini hissettirdi bana… Daha önce kamera açtığımız gecelerde defalarca boşalmasını izlediğim irice sikine kumaşın üstünden de olsa dokunmak şok etkisi yaratmıştı bende…

“Anlaşılan küçük Çetin de istiyor görüşmemizi…” diyebildim çarpık bir gülümsemeyle… Telaşla elimi çekip etrafıma bakındım. Barmen anlayışlı bir gülümsemeyle bizi izliyordu, ne yaptığımızı görmüştü. Eliyle sorun yok dercesine okey işareti yapıp arkasını döndü, diğer müşterilerle ilgilenmeye başladı.

“Küçük Efe ne diyor peki buna?” dedi Çetin…

“Efe değil de, küçük Alev çok istiyor seni…” Yüzüne baktım gülümseyerek, “Ama biliyorsun, Alev henüz bakire… Canı yanacak diye korkuyor bir yandan da…”

“Merak etme, Alev’e söyle sen, korkmasına gerek yok. Canının yanmaması için ne gerekiyorsa yaparım… Aslına bakarsan… Şu barın tuvaletinde Alev’in tadına bakmayı çok istiyorum, fena haldeyim. Ama senin ilk sevişmenin tuvalette olması sana haksızlık olur.”

Neredeyse dudaklarımız birbirine değecek kadar yakındık birbirimize… Gözlerinin içine baktım, etli erkek dudaklarına… Öyle tahrik olmuş durumdaydım ki… Hani etraftakilerden utanmasam sımsıkı sarılıp o dudakları kemirmek geliyordu içimden…

Alev Alev, resim №3
Telaşla kalktık, hesabı ödeyip evime gitmek üzere taksiye atladık. Onbeş dakika sonra küçük dairemin kapısından içeriye giriyorduk. Salona aldım misafirimi, ortadaki dağınıklığı şöyle bir toparlayıverdim,

“Bir şey içer misin? Ne getireyim sana?” dedim koltuğa oturup bacak bacak üstüne atan erkeğe…

“Fark etmez, sen ne içersen ben de onu içerim…” diyerek arkasına yaslandı, beni izliyordu kısık gözlerle… İştahlı bakışları içimdeki Alev’i iyice meydana çıkarıyordu.

“Hemen getireyim. Bu arada… Giyinmemi ister misin?” Baştan aşağıya süzdü beni,

“Fena olmaz Efe… Hep kamerada izlemiştim seni… Deli gibi tahrik oldum her seferinde… Şimdi o hallerinle yakından görmek hoşuma giderdi.”

Alev Alev, resim №4
Heyecanla buzlu viski yapıp kadehi eline tutuşturdum. Televizyonda bir müzik kanalı açtım. Hafif romantik fakat baştan çıkarıcı bir müziğin notaları yayıldı salona… Elimi kavramak isterken gülümseyerek çektim elimi, telaşla yatak odasının yolunu tuttum.

Üzerimdeki erkek giysilerini titreyen ellerimle çıkardım. Minik bir tanga külot geçirdim kıçıma… Jartiyer çorap paketini açıp tüysüz bacaklarımın beyaz tenini transparan siyahın ardına sakladım. Kloş bir mini etek, askılı dekolte bir ipek bluz giydim, makyaj aynasında aceleyle kırmızı rujumu, rimelimi sürüp yanaklarımı hafif fondötenle parlattım. Sarı uzun saçlı peruğu başıma geçirip elimle şöyle bir düzelttim.

Dönüp gardrop aynasına baktığımda, şuh, seksi, sevişmeye hazır bir genç kız vardı aynada… Dudaklarımı kanatırcasına ısırıp şişirdim, eteğimi biraz daha yukarı çekip neredeyse jartiyer çorabımın danteli hizasına getirdim. Kamera karşısında her zaman giydiğim yüksek topuklu lame terliklerimi de giydiğimde içeride beni bekleyen erkeğim için her şeyimle hazırdım artık…

Salonun kapısında durup içeride koltukta yayılmış Çetin’e baktım. Uzun bacakları, üçgen omuzlarıyla, kirli sakalıyla yakışıklı bir erkekti. Televizyonda dönen müzik klibini izliyordu, beni fark etti. Başını kaldırıp baktı. Uzun bir ıslık çaldı. Gözlerindeki beğeni ifadesi hoşuma gitti doğrusu… Kırmızı rujlu dudaklarımı büzerek,

“Nasıl, güzel olmuş muyum?” dedim. “Beğenmiş gibi bakıyorsun.”

“Beğenmek ne kelime canım, harikasın…” dedi. “Gelsene yanıma, hep orada mı duracaksın?”

Kırıta kırıta kloş mini eteğimi savurtarak yanına gittim. Koltukta yanına ilişmekti niyetim ama belimden kavradığı gibi kucağına oturttu beni… Belimi sarmalayıp elini bacak aramdan eteğimin altına soktu, jartiyer çorabımı, eteğin biraz açıkta bıraktığı çorabın dantellerini okşamaya koyuldu. Ben de elimi gömleğinin yakasından içeriye sokup göğsünü kaplayan siyah kıllarını okşadım.

“Biliyor musun?” dedim heyecandan titreyen sesimle… Birbirimizi okşamaya devam ediyorduk bu arada,

“Neyi canım…?”

“Alev olarak ilk kez bir erkekle bu kadar yakınlaşıyorum. Bir şeyler ters gidecek diye ödüm patlıyor. Ama yine de çok istiyorum seninle beraber olmayı…” Gülümsedi,

“Ben de seninle aynı durumdayım Alev…” Hala bacaklarımı, jartiyer çorabımın dantelini okşuyordu. “Kızlar konusunda çok tecrübeliyim ama, ilk defa senin gibi biriyle oluyorum. Eskiden hiç böyle düşünmezdim, ön yargılarım vardı. Ama seninle değiştim. Baksana, sikim taş gibi…” Bunu söylerken belimden tutup kucağına bastırdı iyice…

Alev Alev, resim №5
Altımda, çorabın ve tanga külodumun açıkta bıraktığı kalçalarımda taş gibi olmuş sertliğini hissettiğimde zevkle kalçalarımı kıvırdım. Bu hareketim daha da delirtti erkeği… Eğilip boynuna kapandım, rujlu dudaklarımla boynunda gezindim, dilimin ucuyla kulak memesini yalayıp emdim,

“Ohhh… Bebeğim, harikasın canım…” diye inledi.

“Sen de öylesin…” dedim gömlek düğmelerini çözüyordum bu arada… Kaslı güçlü bir yapısı vardı, gömlek düğmelerini açıp geniş omuzlarından sıyırırken dudaklarım da açılan omuzlarında, teninde dolaşıyordu.

“Gerçek bir erkeksin sen… Evet, sikin taş gibi oldu altımda… Sen içimdeki kadını, Alev’i uyandırıyorsun, seninle sevişmek için deli oluyorum.” diye fısıldadım.

“Yavrum, sen ölüyü bile canlandırırsın. Çok kız siktim ama, senin gibi şehvetlisi az bulunur bebeğim…” derken iki eliyle kalçalarımı kavramış, parmaklarıyla yoğuruyordu.

Pençelerinden kurtulup doğruldum, önünde diz çöktüm. Kemerini, sonra da pantolonun fermuarını açtım. Kalçalarını hareket ettirip çıkarmama yardımcı oldu. Külotla beraber aşağıya sıyırdım pantolonunu… Gözlerimi kasıklarının arasında yükselen canavara diktim heyecanla…

“Sen sikimi beğendin mi peki?” dedi boğuk sesiyle… “Gerçi daha önce kamerada çok gördün ama…”

“Ama…” diyebildim elimi uzatırken… “Hep kamerada gördüm. İlk defa yakından görüyorum, sıcaklığını hissediyorum. Ateş gibisin. Ve çok sert…”

İnce uzun kız gibi narin parmaklarımla her yerini okşadım sikinin… Sonra sarı uzun saçlarımı ensemde toplayıp başımı kasıklarına indirdim. Sikinin başına ilk öpücüğümü kondurdum. Dudaklarımı sikinin başından ayırmadan yukarıya, gözlerine baktım. Heyecanla bana bakıyordu parlayan siyah gözleriyle…

“Devam et…” diye fısıldadı. “Dilinle okşa beni… Sikimi okşa… Yala beni…”

İsteğini yerine getirdim. Dilimin ucuyla yirmi santimden fazla sikinin her yerinde, her damarında dolandım. Parmaklarımla altta kıpırdayıp duran torbalarını kavrayıp okşuyordum sikini yalarken… Bacaklarının içlerini de ihmal etmiyordum tabi… İnleyerek biraz daha kaydı oturduğu yerde, peruklu başımı tutup kendine çekti.

“Ağzına al sikimi bebeğim…” diye zevkle inledi. “Yarrağımı em hadi…”

Kıpkırmızı rujlu dudaklarımı ona göstere göstere açtım ağzımı, sikinin başını yavaşça içeriye aldım. Sonra da boğazıma dayanana kadar gömüldüm kasıklarına… Vantuz gibi emerken dilimle içerden yalıyordum aynı anda…

“Ohhhh… Harikaaa…” diye inleyerek başımı iki eliyle tuttu sıkıca, kasıklarına bastırdı. Neredeyse bademciklerimden aşağıya kadar boğazıma soktu sikini… Çırpınmama aldırmıyor, başımı indirip kaldırarak ağzımı sikiyordu. Nefes alamaz hale gelmiştim. Gözlerimden yaşlar akıyor, narin ellerimle engel olma çabalarım boşa çıkıyordu.

“Yapmaaa… Bırak beni…” diyebildim bir kez sadece, ağzımda kalın, canavar gibi siki varken ne dediğimi anladığından emin değildim gerçi…

Boğuk sesler çıkararak, öğürerek bayılacak dereceye geldiğimde ağzımın içinde, boğazımın arkalarında sıcak spermlerinin fışkırdığını hissettim. Bir an ağzımdan çıkarıp nefes almamı sağladı ama ardından tekrar bastırdı başımı… Hayvan gibi böğürüyordu boşalırken…

Sonunda bitti. Ellerinin baskısı hafifledi. Kendimi zorlukla kurtarabildim. Önünde diz üstü yere kapandım. Kusacak gibiydim. Sürekli öğürüyor, ağzımdan akan bardak dolusu spermlerin halıya akmasına engel olmaya çalışıyordum parmaklarımla…

Sonunda kalkıp titreyen dizlerimle lavaboya koştum, ağzımdaki dölleri adeta kusar gibi boşaltmaya çalıştım. Bir ara lavabo aynasında kendimi gördüm, insanlıktan çıkmış gibiydim. Öylesine sürdüğüm rimelim akmış, peruğum kaymış, sürdüğüm ruj dudaklarımın etrafına yayılmış bir fahişe vardı aynada… Acımasızca sikilmiş…

Yüzümü yıkadım. Sarsak adımlarla içeriye salona gittim. Yoktu. Gitmişti.

Televizyon açık, sigara külü saçılmış sehpadaki kül tablasında içtiği sigaranın izmaritleri, devrilen içki kadehi…

Kendimi koltuğa bıraktım. Pelte gibi yayılıp kaldım öylece…

Neden sonra kalktım, yatak odasına gittim. Üzerimdeki bluzu mini eteği çıkarıp jartiyer çoraplarımla kaldım. Şifonyerin çekmecesinden en sevdiğim vibratörümü aldım. Yatağa uzanıp kayganlaştırıcıyı bolca sürdüm. Bacaklarımı ayırıp yavaşça arkama aldım erkeğimi… Büzüğüm sanki bir bilezik gibi kaygan plastik penisi şehvetle kavradı. Biraz daha, biraz daha bastırıp aleti içime sokarken zevkle dudaklarımı ısırdım.

“Ohhh… Çetin…” diye inledim. “Sik beni…”

Alev Alev, resim №6
Titreşim düğmesine bastığımda kendimden geçtim. Kayganlaştırıcıyı vibratöre sürdüğüm kaygan parmaklarımla penisime dokunmam aldığım zevki iyice arttırdı. Mırıltılı bir sesle titreşip duran vibratörü haşin hareketlerle sokup çıkarmaya başladım arkama…

Tıpkı onun, Çetin’in erkenden boşalıp kaçmasaydı beni sikerken yapacağı gibi… Sert… Acımasız… Canım yanarak, fakat korkunç bir zevk alarak plastik alete siktiriyordum kendimi…

Kalçalarım yatağı dövüyordu istemsizce… Arada bir kıçımı yatağa bastırıp vibratörün köküne kadar, taşak görevi gören yumuşak dip çıkıntısına kadar götümün deliğine gömülmesini sağlarken iki elimle her yerimi, göğüslerimi, meme uçlarımı okşuyor, mıncıklıyor, çılgınlar gibi kendi kendimi seviyordum.

Sımsıkı birleştirdiğim bacaklarımı birbirine sürtüp ince jartiyer çorabın tenimi okşamasını sağlarken parmaklarımla kah jartiyer çorabımın dantellerini, kah sikimi okşuyordum aynı anda… Kayganlaştırıcının etkisi geçtiğinde parmaklarımı ağzıma sokup tükürüklüyor, sonra da ıslak parmaklarımla sikimi sıvazlamaya, zevk almaya devam ediyordum.

“Ahhh…” diye bir feryat kopararak hareketsiz kaldım sonunda… Kalçalarımı yatağa gömdüm bacaklarımı bitiştirerek… Vibratör içimde titreşip duruyor, ilk basınçla karnıma göğsüme yağan spermlerimin son damlaları, sikimin ucundan çıkıp parmaklarımın arasından kasıklarıma süzülüyordu.

İki damla gözyaşım da göz kenarlarımdan şakaklarıma süzüldü spermlerim gibi…

İlk cinsel deneyiminde hayal kırıklığına uğramış genç bir kız gibi hissettim kendimi… Hiç de hayal ettiğim gibi olmamıştı bir erkekle ilk sevişmem…

Tüm buluşmamız boyunca cinsel uyarılarla tahrik olduktan sonra, okşanıp sevilmeyle zirve yapan arzularımla, şehvetimle kalakalmıştım. Sevgilim dediğim erkek beni piç gibi öylece bırakıp gitmişti. Realistik plastik vibratörümle baş başa bırakmıştı beni, doymamış, çaresiz…

Arkamdaki vibratörü çıkarıp attım, ana rahminde bir cenin gibi kıvrılıp yattım öylece… Yorgun, doyuma ulaşmış, ama mutsuz…

İlk gerdek gecemle, minik deliğimin bekaretini kaybedişimle ilgili kurduğum onca romantik ve güzel hayalden sonra tam bir hayal kırıklığı…

Hala bakirdim.

Alev Alev, resim №7
O gecenin ardından bir kaç gün geçti. İşe gittim, erkek kimliğimle Efe olarak insanların arasına karıştım, çalıştım. Geceleri Alev oldum, evin içinde dört duvarın arasında ojeli, makyajlı, seksi çamaşır ve giysilerle dolaştım.

Fakat hep bir boşlukta hissediyordum kendimi… Aynaya baktığımda evet, güzel seksi bir kadındım ama yalnızdım. Mutsuzdum. Her ne kadar güzel bir kadın gibi görünsem de bunu onaylayacak, beni sevecek bir insan yoktu yanımda…

Sonunda dayanamadım, laptopumu açıp internete girdim. Az sonra Çetin sanki bunu bekliyormuş gibi onlarca mesaj yağdırmaya başladı.

“Canım, özür diliyorum senden.”

“Binlerce kez özür diliyorum.”

“Hadi kamerayı aç da sana anlatayım, yalvarırım aç şu kamerayı…”

Sonunda dayanamadım ısrarlarına, ne anlatacağını da merak ederek açtım. Birbirimizi süzdük ilk anda… Üzerimdekileri göstermemiştim, sadece yüzüm görünüyordu ekranda…

“Alev?” dedi ruh halimi merak edercesine… Laptopu çevirip uzaklaştırdım, üzerimdeki lame bluzu, mini eteği, siyah file jartiyer çorabı gösterdim.

“Alev evet…” dedim kırgın bir sesle… “Hiç beklemezdim senden o gece yaptığın şeyi… Zevkini aldın. Ve piç gibi bırakıp gittin beni… Çok üzgünüm. Artık görüşmemiz doğru değil. Biraz da vedalaşmak için açtım kamerayı…”

Dakikalarca konuştu. Anlattı. İlk defa benim gibi biriyle beraber olduğunu… Çok aşırı heyecanlandığını… Zaten bütün akşam aşırı tahrik olduğunu… Evde sevişmeye başladığımızda dayanamayıp bir anda patladığını… Hiç bir kadınla böyle bir şey yaşamadığını, çok utandığını… Ben lavabodayken o utançla giyinip gittiğini…

Yavaş yavaş yumuşamaya başladım o anlattıkça… Öfkem geçti. Onu anlayabiliyordum. Tamamen doğru olduğundan emin olamasam da anlattıkları, duruşu içten ve samimi görünüyordu.

“Peki ne yapacağız?” diye sordum. “O gece yaşadıklarımı tekrar yaşayamam.”

“Deli misin canım? İlk kez böyle bir şey oldu diyorum sana… Bana izin ver, doğruluğunu göstereyim. Seninle bütün bir gece beraber olmak istiyorum. Sana zevk vermek, bekaretini almayı, o zevki yaşamanı istiyorum.”

Sonunda kabul ettim.

“Tamam canım, kendimi kadın gibi hissetsem de neticede kadın değilim. İki sevgili değiliz, sadece seks için beraberiz. Neden olmasın?”

“İstersen bu gece kendimi affettireyim sana, kabul edersen…” Saate baktım, gece yarısına daha çok vardı. İçime bir sıcaklık yayıldı.

“Peki, gel hadi…” dedim gülümseyerek… Kadın değildim ama bir kadını istercesine beni sikmek istemesi, bunun için neredeyse ayaklarıma kapanması gururumu okşamıştı.

“Şeyy… Bu gecenin özel olmasını istiyorum Alev…” dedi. Ekranda yüzüme bakıyordu, söyleyeceklerini tartıyordu kafasında besbelli… Merakla ne yumurtlayacağını bekledim cevap vermeden…

“Bir arkadaşımla beraber gelmek istiyorum izin verirsen…” Şaşırdım,

“Ne? Biri daha mı? Ne diyorsun sen Çetin?” dedim o şaşkınlıkla…

“Bebeğim, neden olmasın? Dedim ya özel olmasını istiyorum. Senin ilk sevişmenden zevk almanı istiyorum. Hem de çok zevk alacaksın. Kenan da hoşuna gidecek, eminim bundan… İki erkeğin arasında aldığın zevk ikiye katlanacak, düşünsene… Hadi, evet de canım, onu da alıp geleyim yanına… Sabaha kadar sevişelim seninle iki erkek…”

“Çılgının tekisin sen…” diyebildim. Çetin durmaksızın konuşup teklifinde ısrar ettikçe söyledikleri aklıma yatmaya başladı. Heyecanlandım. “Peki öyleyse, hadi çıkın gelin, bekliyorum. Ama güvenilir biri mi getireceğin adam? Başıma iş açmasın?”

“Canım, emin ol, en az benim kadar güvenilir biri… Bunca zamandır görüşüyoruz, beni tanımışsındır. Sana kıl kadar zarar gelmesini istemem. Bir saate kadar geliriz.”

Bilgisayarı kapatıp heyecanla banyoya koşturdum. İlk kez seks yapacaktım ama internette okuduklarımdan temizlenmem gerektiğini biliyordum. Biraz o işle uğraştım, biraz kasık kıllarımı temizledim, duş aldım, makyaj yaptım. Üzerime seksi giysiler, çamaşırlar geçirdim, heyecanla erkeklerimi beklemeye başladım.

Kapı çalındığında bir saati geçmişti. Açtım. Çetin vardı ve yanında biraz utangaç tavırlı, iri yarı, genç bir çocuk… Heyecanla içeriye aldım ikisini de, kapıyı kapattım.

“Canım, sana bahsettiğim arkadaşım, Kenan. Kenan, bu da Efe… Daha doğrusu bu gece bizim için Alev…”

“Hoşgeldin Kenan, memnun oldum.” diyerek elimi uzattım, tokalaştık. İnce parmaklı elim onun kürek gibi elinin içinde kayboldu adeta… “Gelin salona geçelim, bir şeyler içelim önce…”

Beş dakika sonra koltukta oturan erkeklere evin kadını gibi viski bardaklarını uzatıyordum. Ortalarında yer açtılar, ben de aralarına oturdum. Bir yandan konuşup bir yandan içmeye başladık. İkinci kadehleri ve viski şişesini Çetin getirdi, evin erkeği gibi, kocammış gibi davranıyordu.

Ortam da, kafam da güzel olmuştu doğrusu… Sanki bir kaç gün önce bu herif yüzünden ağlayarak kendimi vibratörle tatmin eden ben değilmişim gibi, her şeyi unutmuş, gülüp şakalaşıyor, sohbet ediyorduk. Çetin sanki aklımı okumuş gibi bir an durup yüzüme baktı,

“O gece seni bırakıp gittiğim için öyle pişman oldum ki…” dedi omuzuma kolunu atarak… Ben de omuzumu silkeledim,

“Boş ver, unuttum ben…” dedim. İyice yaklaştı, sarıldı, kulak mememde dudaklarını dolaştırırken,

“Ne yaptın peki? Seni öylesine yalnız bıraktığımda? Neler hissettin bana çok kızmanın dışında, merak ediyorum.” Ilık nefesinden huylanmıştım, tahrik de olmuştum tabi, sürekli iki yakışıklı genç erkeğin ortasında ilgi odağı bir kadın olmak hoşuma gitmişti. Güldüm,

“Ne yapabilirdim ki?” dedim. “Öyle uyarılmıştım ki… Vibratörle kendimi becerdim.”

Elimi tutup kucağına götürdü. Pantolonunun üstünden sikini avuçlattırdı bana… Taş gibi olmuştu önündeki kabarıklık… Parmaklarımla sıktım o sertliği… Nefes alışverişlerim hızlandı, yüzümün kızardığını hissettim.

“Bu gece vibratöre gerek kalmayacak sevgilim.” dedi kulak mememi dişlerken… “Kenan sen de göstersene Alev’e, onu nasıl istediğini göster hadi…”

Sol yanımdaki Kenan da elimi tutmuştu, ben yüzüm Çetin’e hafif dönmüş durumda sikini avuçlarken o da kucağına çekti sol elimi… Ama elime pantolon kumaşı yerine sikinin sıcak sertliği geldi. Dönüp baktım heyecanla…

Ben sağ yanımdaki Çetin ile uğraşırken Kenan fermuarını indirmiş, sikini dışarıya çıkarmıştı. Offf… Morumsu bir yarak başı vardı avucumun içinde, damarları fırlamış gövdesiyle, pembecik genç teniyle harika, kocaman, sert bir yarak…

“Mmmm…” diye bir ses çıktı ağzımdan istemsizce… Gülümsedim. “Çok güzelmiş. Beğendim.” Çetin de sikini çıkarmıştı pantolonun önünden, o da avucuma tutuşturdu sertleşmiş sikini… İkisini de parmaklarımın arasında sıkıp sertliklerini ve sıcaklıklarını avuçlarımda hissettim.

“Kenan’ı beğeneceğini söylemiştim sana Alev… Yirmi santimden fazla onun yarak, benim sikimden daha kalın… Ee e? Hep tutacak mısın böyle sikimizi? Biraz ilgi göstermeyecek misin?” Güldüm,

“Doğrusu ilgiyi hak ediyorlar ikisi de…” dedim. Koltukta kayıp onlara döndüm dizlerimin üstünde… “Çıkarın şu pantolonları da rahat rahat ilgileneyim bu güzel şeylerle…”

Telaşlı hareketlerle doğrulup pantolonları çıkarıverdiler bacaklarından, yan yana oturdular karşımda… İki harika erkeklik organı kasıklarının ortasında yükseliyor, tavana bakıyorlardı tek gözleriyle… Çetin’in normal boyutlardaki sikinin güzelliğiyle Kenan’ın azman yarağının korkutucu görüntüsü aynı derecede ilgimi çekiyordu.

Eğilip Çetin’in sikinden başladım öpmeye… Başını öptüm, eğilip dudaklarımın içine aldım, dilimle gövdesinde dolaştım, tükürüklü izler bırakarak damarlarını dilimin ucuyla okşadım.

Bir beş dakika Çetin ile uğraştıktan sonra, yana dönüp aynı şeyleri Kenan’ın yarağına da uyguladım elbette… Canavar dilimin okşaması, ağzımın içinde emmelerimin etkisiyle sanki daha da sertleşmiş, daha da büyümüş gibi geliyordu bana… Ağzımdan çıkarıp yakından baktım sikine…

Benim bileğim onun sikinin yanında ince kalmıştı. O geldiğinden beri ilk kez korkmaya başladım. Ama gerçekten çok kalındı elimdeki yarak… Korkumu hissetmiş olmalıydı Kenan, gülümseyerek iki eliyle ellerimi tutup sıktı. Siki avuçlarımın arasındaydı tüm sertliği ve sıcaklığıyla…

“Korkma canım…” dedi kalın sesiyle… “Gören her kadın, her erkek korkuyor önce, ama sonra inan bana çok zevk alıyorlar. Merak etme bebeğim…”

“Hadi yatak odasına gidelim de bir an önce başlayalım arkadaşlar…” dedi Çetin, neşeyle… “Ben sabırsızlanmaya başladım.” Güldüm ben de,

“Sabırsızlanıyor musun? Eyvah… O geceki gibi olmasın sonunda?”

“Kenan var, merak etme… Bu gece seni yolda bırakmayacağız… Zaten istesen de öyle bir şansın yok. Hadi Kenan, başla arkadaşım…”

Kenan oturduğu yerden kalktı. Dizlerimin üstünde çökmüştüm önlerinde, aşağıdan bakınca önünde sallanan kol gibi sikiyle adeta bir dev gibi göründü gözüme… Korkum hala geçmemişti, ne yalan söyleyeyim…

Ayak bileklerinde duran pantolonu silkeleyip çıkardı. Üstündeki tişörtü de sıyırdığında ağırlık çalıştığı iyice belli olan kaslı gövdesi ortaya çıktı. Çırılçıplak bir devdi gerçekten…

“Gel canım kucağıma…” diyerek eğildi, beni kuş gibi kaldırıp kollarının arasına aldı o koca dev… “Yolu göster bana… Gerdek yatağına gidelim…”

Alev Alev, resim №8
Bebek gibi kalmıştım kollarında… Başımı omuzuna gömdüm, içim ürperiyordu. Çetin arkamızda üç kişi yatak odasına doğru ilerlerken hem heyecan, hem korku sarmıştı bütün bedenimi…

Nazikçe yatağın ortasına uzattı beni… Üstümdeki giysileri soydular ikisi el birliğiyle… Çetin de soyunmuştu bu arada… Çırılçıplak kalmıştık yatakta üç erkek… Sadece benim üstümde jartiyer çoraplarım, sertleşmiş pipimi pek gizleyemeyen tanga külodum ve başımdaki sarı uzun saçlı peruk vardı. İki yanımda iki erkek taş gibi olmuş erkeklik organlarını sıvazlayarak çıplak bedenimi süzüyorlardı.

Uzun bacaklarımı birbirine sürterek jartiyer çorabımın tenimde kaymasını hissederken inleyerek onlara seslendim.

“Hadi başlasanıza…” dedim inleyerek… “Zevk verin bana… Sevişin benimle…”

İki yanımdan iki el uzandı, dört el birden her yanımda dolaşmaya başladı anında… Kenan eğilip dudaklarıma kapandı. Gözlerimi kapadım. Off… Bir erkekle öpüşüyordum. İlk kez… Rujlu dudaklarımı diliyle yalıyor, emiyordu. Dili ağzımın içine kaydı, dilimi okşamaya başladı.

“Ohhhh…” diye istemsizce inledim ağzının içinde… Boynuna sarıldım, bir yandan öpüşürken, bir yandan omuzlarını okşuyor, saçlarını çekiştiriyordum.

Kenan’la bir kadın gibi şehvetle öpüşürken sikimde ıslaklık hissettim. Sıcak, nemli bir ten teması… Anladım hemen… Çetin şehvetle sertleşen sikimi tanga külodumun yanından çıkarıp ağzına almıştı. Elbette Kenan’ın siki kadar büyük değildi sikim ama yine de kan dolmuş, Çetin’in sikine yakın bir büyüklüğe erişmişti.

“Ohhh… Harikasın canım… İlk kez biri sikimi yalıyor.” diyebildim bir ara nefes almak için dudaklarımı bırakan Kenan sayesinde… Sadece homurdandı ayı gibi,

“Ben de senin gibiyim hayatım…” dediğini anlayabildim. “İlk kez yarak yalıyorum. Senin sayende… Kenan’la çok grup seks yaptık, çok kadın siktik ama, ilk kez yalıyorum.”

Kenan öpüşmeye ara vermiş, meme uçlarımla ilgileniyordu merakla, parmaklarının arasında oğuşturup duruyor, şimşekler çaktırıyordu bedenimde… Kırmızı rujlu dudaklarıma bir öpücük kondurdu,

“Hadi, bacaklarını havaya kaldır da, deliğini yalasın biraz…” dedi. “Sen asıl zevki o zaman gör. Götünün deliğinde ıslak dilini hisset.”

Zaten bana kalmamış, Çetin kalçalarımdan tutup biraz kaldırarak göt deliğimi diliyle okşamaya başlamıştı bile…

“Mmm… Mis gibi kokuyorsun canım…” diyordu koca diliyle deliğimi şapur şupur yalarken… “Ohh… Yeni temizlenmiş götünün deliği, parfüm mü sürdün buna sen? Deliğin parfüm kokuyor.”

“Ahhh…” diye inleyerek şehvetle kıvrandım. “Evet… Sizin için hazırlandım. Çok zevk alıyorum gerçekten…”

“Sen de bana zevk ver canım…” dedi Kenan… Dizlerinin üstünde kalktı, kol gibi yarrağını ağzıma dayadı bir anda… Kocaman açtığım dudaklarımın arasına gömdü sikini… Ağzımı siker gibi gidip geliyordu koca sikiyle…

“Ohhh… Ağzının içi sıcacık, dilini hissetmek harika…” diye diye belini ileri geri yaparak ağzımı sikti bir zaman…

Bu arada götümün deliği hamur gibi olmuştu yalanıp emilmekten… Gerçekten korkunç bir zevk alıyordum. Hele ıslak ve sıcak dilini sertleştirip deliğimi zorlaması bitiriyordu beni… Ya göt deliğimi yalayıp diliyle sikerken, bir yandan da tükürüklü eliyle sertleşen sikimi sıvazlaması?

“Ohhh… Zevkten ölmek üzereyim. Harika yalıyorsun aşkım…” diye kıvrandım. Yalamaya ara verdi, başını kaldırıp bacaklarımın arasından yüzüme baktı. Şehvetle allak bullak olmuş yüzüme… Arzuyla kısılan gözlerim bulanık görüyordu artık yakışıklı yüzünü…

“Çok mu zevk alıyorsun sevgilim?” diye sordu. Kenan’ın sikini ağzımdan çıkarmıştım. Başımın yanında dikilen erkeğin kol gibi yarağı yanaklarıma değerek sallanıyordu. Avuçladım o güzel sikini, hırsla soluyarak Çetin’e cevap verdim.

“Evet… Çok zevk alıyorum. Bilemezsin. Çokk…”

“Bekaretini kaybetmeye hazır mısın? Sikeyim mi seni? Götünün bekaretini alayım mı?”

Sırayla ikisine de baktım. Evet, ilk sikilişimde Kenan’ın balta gibi sikini yemektense bekaretimi Çetin’in normal boyuttaki aletiyle kaybetmek daha iyi olur diye düşündüm. Zaten ikisi de bunu biliyor olmalıydı, Kenan hiç sesini çıkarmamıştı önceliği almak için…

“Hazırım…” diye inledim. “Zamanı geldi artık… Hadi sik beni… Kızlığımı sen boz…”

Çetin bir işaret yaptı eliyle, Kenan başımın altındaki yastığı kapıp ona uzattı. Aldığı yastığı özenle kalçamın altına yerleştirdi Çetin, iki bacağımın arasına yerleşti iyice, bacaklarımı ikiye ayırdı.

Heyecandan titreyerek onu izliyor, merakla yapacaklarını bekliyordum. Eline tükürdü bolca, sonra sikini ıslattı o eliyle, tükürüğü bütün sikine yaydı. Deliğim hazla açılıp kapanıyor, içine girecek canavarı bekliyordu.

Sikinin sıcaklığını götümün ıslak deliğinde hissettiğimde hazla ürperdim. Sikini ortasından tutup deliğimi başıyla okşadı önce… Acele etmiyor, bir şeyler bekliyordu sanki… Sabırsızca,

“Hadi sok artık…” diye inledim. “Yarrağını istiyorum. Korkmuyorum artık… Beni sikmeni istiyorum. Senin sikin plastik vibratör kadar zorlamaz umarım… Hadi sik beni…”

Yavaş yavaş girmeye başladı. Dakikalarca yaladığı göt deliğim arzuyla açıldı, misafirini kabul etti. Kaygan ve ıslak alet istekli deliğimde kaybolmaya başladı.

“Ahhh…” diye inledim. Kenan’ın siki kadar olmasa da yine de kalın sayılırdı, deliğim ikiye ayrılacak gibi hissettim dolgunluğunu… “Yavaş canım, yırtılmasın…”

“Merak etme, kolay olacak, kendini rahat bırak, sıkma…”

Bütün dikkatimi Çetin’in deliğime kayan sikine vermişken Kenan koca salamını ağzıma dayadı, dudaklarımı aralayıp sokmaya çalışıyordu. Başını ağzıma almıştım ki bacaklarımın arasında beni sikmekte olan Çetin belini ileriye itiverdi, üstüme kapanıp bir anda götüme gömdü aletini…

“Aaahhh… Canım yandı…” diyerek bir feryat kopardım ama ağzımın içini dolduran alet yüzünden boğuk bir ses çıkarmaktan ileriye gidemedim.

Artık bekaretimi kaybetmiştim. Bir erkek tarafından sikiliyordum.

Ve inanılmayacak kadar haz duyuyordum bundan… Hiç bir zaman plastik vibratör gerçek sikin yerini alamaz diye düşündüm o şehvet fırtınasının içinde…

Aynı anda hem acı, hem korkunç bir zevk… İnanılmaz bir karışımdı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir